YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5641
KARAR NO : 2023/1768
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/406 E., 2020/965 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk …, suça sürüklenen çocuklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğlerinin usûlüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2015 tarihli ve Esas No: 2015/739, İddianame No: 2015/733 sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocukların katılana ait iş yerinden 22.04.2015 günü saat 00.35’te, iş yerinin camına zarar vererek içeriye girip para kasasının kilidini kırıp içerisinde bulunan parayı çaldıkları iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h.2, 143/1, 31/3, 63/1, 151/1, 31/3, 116/4, 119/1-c, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/471 Esas, 2015/666 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, TCK’nın 142/2-h, 143/1, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62. maddeleri gereğince sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis, hapisten çevrili 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Kararın suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/11605 Esas, 2020/3600 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocukların hüküm tarihinde İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza Kurumunda hükümlü olduklarının anlaşılması nedeniyle, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemedikleri sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı olarak hükmün açıklandığı son oturumda hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmek suretiyle savunma haklarının kısıtlanmış olması nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2020/406 Esas, 2020/965 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, TCK’nın 142/2-h , 143/1, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62, 151/1, 31/3, 62. maddeleri gereğince sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis, hapisten çevrili 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk … cezaevinden verdiği 09.11.2020 havale tarihli dilekçesinde süre tutum talebinde bulunarak sosyal inceleme raporu, gerekçeli karar ve bozma ilamının kendisine gönderilmesini istemiş, 24.12.2020 tarihli dilekçesinde ise sosyal inceleme raporu alınması gerekirken alınmadığını, 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesine göre indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş, suça sürüklenen çocuk … müdafii 18.11.2020 hâkim havale tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunmuş, 25.12.2020 havale tarihli dilekçesi ile suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğini ispatlayan bir delilin bulunmadığını, eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verildiğini, suçlamaları kabul manasına gelmemekle birlikte malın değerinin az oluşu ve zararın giderilip giderilmeyeceği konusunun değerlendirilmediğini, suça sürüklenen çocuk … müdafii 06.11.2020 tarihli dilekçesi ile özetle; suça sürüklenen çocuğun uyuşturucunun tesiri altında bulunduğunu, suç işleme kastının bulunmadığını, malın değerinin azlığının dikkate alınmadığını, lehe hükümlerin uygulanmadığını ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuklar, katılana ait Matador Ekmek Fırını adlı iş yerine, pencere pervazına zarar vermek suretiyle girip, ahşap para kasasının kilidini kırarak içerisinde bulunan yaklaşık 430 TL’yi çalmışlar, katılan çalınan para ile birlikte toplam zararının 1.000,00 TL olduğunu söylemiştir.
2. İş yeri güvenlik kamerasına ait CD çözümleme ve fotoğraf eşleştirme tespit tutanağına göre, 1 saat geri olan güvenlik kamerası saatine göre saat 23.35’de (güncel saate göre saat 00.35’de) iş yerine giren şahısların daha önceden bir çok suç kaydı bulunan suça sürüklenen çocuklar oldukları tespit edilmiştir.
3. Olay yerinde bulunan ve kırılan camın kesmesi sonucu oluşan kesiden kaynaklandığı değerlendirilen kan lekesi üzerinde yapılan moleküler genetik inceleme ve mukayese incelemesi neticesinde düzenlenen 22.05.2015 tarihli adlî tıp raporunda, olay yerinden elde edilen kan lekesinin DNA profilinin, suça sürüklenen çocuk …’ın DNA profili ile aynı olduğu belirtilmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuklar suçu ikrar ederek, olay anında uyuşturucu maddenin etkisinde olduklarını belirtmişlerdir.
5. Her ne kadar duruşma tutanaklarında ve gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet savcısının adına yer verilmiş ise de; duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılmadığı anlaşılmıştır.
6. Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkralarında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli yerine konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yazılmıştır.
7. Hukukî süreç başlığı altında 3. maddede belirtilen bozma nedeninin Mahkemece yerine getirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamı, suça sürüklenen çocukların ikrara yönelik savunmaları, 22.05.2015 tarihli adli tıp raporu, CD çözümleme ve fotoğraf eşleştirme tespit tutanağı uyarınca, suça sürüklenen çocukların eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, Mahkemece gerekçede her iki suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı tüm suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik, fiilin ağırlığı ile ceza arasındaki denge ile adalet ve nasafet kuralları birlikte nazara alındığında, temel ceza tertip edilirken alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığından asgari haddin aşılması suretiyle ceza tayininin uygun görülmediği, suça sürüklenen çocukların yargılama sürecinde izlenen olumlu tutum ve davranışları ve kişilikleri itibariyle cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alındığında suça sürüklenen çocuklar yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca cezalarından indirim yapılması cihetine gidildiği, suça sürüklenen çocukların daha önceden bir çok suçtan sabıkalarının bulunması nedeniyle yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşmadığından ve suça sürüklenen çocuklara verilen hapis cezalarının miktarı göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuklar hakkında aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi, aynı Kanun’un 50. maddesi gereğince hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmiş, çalınan para miktarı nazara alındığında TCK’nın 145. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve suça sürüklenen çocuk …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş, duruşma tutanaklarında ve gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet savcısının adına yer verilmiş olmakla birlikte, duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkralarında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli yerine, konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2020/406 Esas, 2020/965 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve suça sürüklenen çocuk …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.