Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/6535 E. 2023/2653 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6535
KARAR NO : 2023/2653
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/508 E., 2021/1392 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2015 tarihli ve 2015/22078 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında; sanığın gece vakti şikâyetçi ile ortak kullanımlarında olan büroda bulunan kasadan 1.104.000,00 TL’yi aldığı, paranın 800.000,00 TL’sini iade ettikten sonra iade ettiği parayı yeniden aldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h.1, 143, 43/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/332 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1 ve 168/son maddeleri uyarınca 7 yıl 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 22.09.2016 tarihli ve 2016/10188 Esas, 2016/12591 Karar sayılı kararı ile özetle; katılanın, sanık tarafından gerçekleştirilen fiile katıldığı iddiasına yönelik soruşturma sonucunun beklenmesi, dava açıldığı takdirde birleştirilerek, dava açılmadığı takdirde ise evrakın bir suretinin getirtilip, her iki dosyanın birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi, sanığın hırsızlık eylemini zincirleme bir şekilde gerçekleştirmesi nedeni ile, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2016/508 Esas, 2021/1392 Karar sayılı kararı ile katılana yönelik hırsızlık suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 43/1, 168/2, 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve şikâyet tarihinin olay üzerinden 6 … geçtikten sonra yapıldığı, temyiz konusu kararın sanığın son sözü alınmadan verildiği, yerel mahkemenin gerekçesinin bir kurgudan ibaret olduğu, olay yeri olan büronun güvenlik sisteminin sanık adına olduğu, eylemi kabul etmemekle birlikte herkesin giriş yaptığında sanığın şifresini kullandığından sanığın adının gözükeceği, sanığın elinde kasa anahtarı varken ve her saat bu eylemi gerçekleştirme olanağına sahipken sanık hakkında kurulan hükümde eylemin gece vakti gerçekleştiğinden bahisle arttırım yapılmasının … olmadığı, sanığın para aldığı kasanın işyerinde katılan ile birlikte harcama yaptıkları ortak kasa olduğu sanığın da büroya yaptığı masrafları kurtarmak amacıyla kasadan para aldığı, ayrıca kasada bulunan para büro müvekkillerinden birinin parası olduğundan katılanın herhangi bir zararının mevcut olmadığı, sanık ile katılan arasında zarar giderimi sağlandığından katılanın şikâyetinden vazgeçtiği ve eylemin artık hukukî ihtilaf kapsamında kaldığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın katılanın avukatlık bürosunda muhasebe işleri, maaş, gelir gider işleri ile ilgilendiği, katılanın büronun müvekkillerinden birinin icra takibi sonucunda alacağı olan 1.100.000,00 TL’yi alarak büronun kasasına koyduğu, bu paranın 01.07.2014 tarihinde gece 20.45 sıralarında sanık tarafından çalındığı, sonrasında sanığın pişman olarak paranın 800.000,00 TL’sini katılana iade ettiği, sanığın 10.07.2014 tarihinde gece 02.15 sıralarında büroya girerek, iade ettiği 800.000,00 TL’yi katılanın haberi olmadan aldığı Yerel Mahkemece kabul edilerek atılı hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık savunmasında suçu tevil … ikrar etmiş, katılanın da yargılama sırasında beyanının alındığı tespit edilmiştir. Tanık E.A. ve T.Ö.’nün iddiayı doğrulayan beyanları, olay yerine ait güvenlik şirketinin sunduğu sinyal raporları, güvenlik şirketinin sunduğu ses kayıtlarına ilişkin 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, 24.04.2015 tarihli Keşif Tutanağı ve 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde zincirleme suç hükümleri uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi yerine 3/1. maddesinin gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde yer alan hırsızlık suçunu oluşturduğu, atılı suçun şikâyete tabi olmadığı, sanığın 23.03.2017 tarihli celsede duruşmadan vareste tutulma talebinin olduğu, bu nedenle yargılamanın yokluğunda bitirilebileceği, dosya içerisinde büronun güvenlik şirketine ait sinyal raporlarından giriş çıkış saatlerinin tespit edildiği, büroya 10.07.2014 tarihli giriş için sanığın aranarak bilgi verildiğinin ses kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporundan anlaşıldığı, katılan ve tanık anlatımlarından büroya belirtilen saatlerde girişlerin sanık tarafından yapıldığının anlaşıldığı, UYAP’… alınan çizelgeye göre sanığın büroya giriş saatleri olan 20.25 ve 02.15’in gece vaktine tekabül ettiği, 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda büronun tadilat ve tefrişat işlerinin değerinin 50.668,00 TL olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalarda belirttiği 400.000,00 TL civarında masraf yaptığına ilişkin beyanını katılanın kabul etmediği gibi sanığın da delillendiremediği, bu nedenle sanığın alacağını tahsil etmek amacıyla kasadan para aldığına ilişkin savunmasına itibar edilmediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2016/508 Esas, 2021/1392 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.