YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/739
KARAR NO : 2023/749
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/11065 Esas, 2022/18874 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2023 tarihli ve 2-2022/125389 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2 maddesi uyarınca Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/11065 Esas, 2022/18874 Karar sayılı kararıyla verilen onama ilâmına karşı hükmün hırsızlık suçundaki gibi “5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62.maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürülüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngürülen suçun gerektirdiği, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,” gerekçesiyle bozulması gerektiğinden bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin her iki suç yönünden bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, atılı suçun hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ve savunmanın bölünmezliği ilkesi dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi uyarınca Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/11065 Esas, 2022/18874 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Başkaca yönleri incelenmeyen … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden kurulan hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.