YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/822
KARAR NO : 2023/770
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında bozma üzerine hırsızlık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2011 tarihli ve 2011/402 soruşturma, 2011/332 Esas, 2011/125 iddianame numaralı iddianame ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2011 tarihli ve 2011/141 Esas, 2011/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 24.12.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın, denetim süresi içerisinde 14.01.2016 tarihinde kasıtlı suç işlediğine dair yapılan ihbar bildirimi üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/170 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/170 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/10960 Esas, 2021/18469 Karar sayılı kararı ile özetle;
“1- Arkadaş olan sanık ve müştekinin olay günü … Birahanesi adlı işyerinde bulundukları sırada, müştekinin masadan düşürdüğü cep telefonunu sanığın aldığı ve sonrasında müştekiye vermediğinin anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin 5237 TCK’nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Müştekinin ve sanığın aşamalarda alınan ifadelerinde, suç tarihinde atılı suçun ne zaman işlendiği veya telefonun çalındığı … Birahanesi adlı işyerinden ne zaman ayrıldıkları hususunda herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, TİB’den getirtilen kayıtlarda, müştekinin telefonuna sanığın kullanımındaki hattın ilk olarak 16/10/2010 günü saat 12.58’de takıldığı, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, 16/10/2010 tarihinde, güneşin doğuş saatinin 07.17 olduğu, gece vaktinin saat 06.17’de sona erdiği anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabulünün gerektiği gibi atılı suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde açıklanıp gösterilmeden hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak gözetilip 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın haksız ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Değer azlığı nedeniyle indirim yapılmasının gerektiğine,
2. Şikâyetçinin zarar ve şikâyeti olmadığı halde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ve erteleme koşullarının varlığı değerlendirilmeden cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiğine,
3. Uzlaşma kapsamında kalan suç nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğine,
4. Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; olay tarihinde sanık ile şikâyetçinin … Beldesinde bulunan … Restorant isimli işyerinde aşırı miktarda alkol aldıkları, şikâyetçinin cep telefonunu düşürmesi üzerine sanığın suça konu cep telefonunu çaldığı, HTS raporları, tanık …’nun cep telefonunu daha önce sanıkta gördüğüne dair beyanı, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, Yargıtay bozma ilamı içeriği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın şikâyetçiye yönelik olarak bina ve eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suçun gündüz saati işlendiğinin kabulünün gerektiği kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında ikrara dönük savunmada bulunmuştur.
3. Tanık …’nun ifadesinde özetle, olaydan sonra sanığın elinde şikâyetçiye ait cep telefonunu gördüğünü beyan etmiştir.
4. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olaydan sonra sanığın elinde kendi telefonunun aynısını görmesi üzerine şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. HTS kayıtlarında, şikâyetçiye ait cep telefonu çalındıktan sonra 16.10.2010 günü saat 12.58’den itibaren sanığın kullanımındaki hatların telefona takıldığı anlaşılmıştır.
6. Kolluk görevlilerince düzenlenen 20.05.2011 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağından, şikâyetçiye ait cep telefonunu çaldığı iddiasıyla sanığın yakalandığı, sanığın üzerindeki iki adet cep telefonunun kolluk görevlilerince incelendiği, içlerinden birinin imei numarası kontrol edildiğinde şikâyetçiye ait cep telefonu olduğu tespit edilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin, değer azlığı nedeniyle cezadan indirim yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; dosya içerisindeki 23.05.2011 tarihli takdiri kıymet tutanağına göre suça konu cep telefonunun ikinci el değerinin 300,00 TL, sıfır değerinin 500,00 TL olduğu anlaşılmakla, çalınan cep telefonunun değeri az olmadığından değer azlığı hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkeme uygulanmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık müdafiinin, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; sanık hakkında Mahkemenin 23.11.2011 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğine dair ihbar bildiriminde bulunulması üzerine hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşıldığından, Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231/11. madde hükümleri göz önüne alınarak cezanın ertelenmemesine dair verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiinin, uzlaşma kapsamında kalan suç nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık müdafiinin, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.12.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 14.01.2016 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmiştir.
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, yukarıda izah edilen durma süresi de eklendiğinde dava zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından, kurulan hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Sanık ve müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz istekleri yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 11 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde 11 ay 20 gün hapis cezası tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 5. numaralı bendinin 2. paragrafında açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/235 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 11 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.