YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8351
KARAR NO : 2023/5613
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/428 E., 2021/11 K.
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2014 tarihli ve 2014/197 Esas No’lu iddianamesi ile sanıklar hakkında müşteri olarak gittikleri katılana ait restaurantta çıkan tartışma sonucunda restaurantta bulunan abajurları, lambaları ve şişeleri kırmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/87 Esas, 2015/415 Karar sayılı kararı ile müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiği … olmadığından sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
3.Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/87 Esas, 2015/415 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/4150 Esas, 2020/8314 Karar sayılı kararı ile, sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği ve hüküm tarihinden sonra uzlaşma kapsamına alınan mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/428 Esas, 2021/11 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; katılan …’in ifadesinde müvekkili hakkında “..avukat olduğunu bildiğim sanık diğerlerine göre daha sakindi, sanık …’in birşey kırdığını görmedim…olay sonrası avukat ile konuştuk..” şeklinde beyanda bulunduğuna, bu ifade gereğince olay gerçekleştiği anda sanıklardan kendinde olan ve ortamı sakinleştirmek için elinden geleni yapmaya çalışan … kişinin müvekkili sanık … olduğuna, ceza yargılaması somut olayda maddi gerçeğin hukuka uygun delillerle neticelendirilmesi gerektiğine, müvekkili hakkında mala zarar verme eylemi yönünde bir fiili olmadığı sabitken müvekkili hakkında ceza verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen dikkate alınacak nedenlere,
Sanık … müdafiinin temyiz isteği, müvekkili sanık hakkında verilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, Yerel mahkemenin Yargıtay bozma ilâmı öncesi beraat kararı gerekçesi olarak gösterdiği hususların dava dosyası ile uyuşmakta ve somut maddi gerçekle bağdaşmakta olduğuna, suça konu eşyaların bizzat müvekkili sanık tarafından zarar vermek kastıyla kırıldığına ve zarar verildiğine yönelik dava dosyasında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kırıldığı ve zarar gördüğü iddia edilen eşyaların arbede sırasında sanıklar dışında arbedeye dahil olan çalışanlar veya sanıklar tarafından istenmeden, çarpma sonucu kırılmış olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olması karşısında mala zarar verme suçunun kasten işlenen suç olması sebebiyle taksirle işlenmesinin mümkün olmamasından dolayı müvekkili sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının olayda gerçekleşmediğine, katılanın dava dosyası ile uyuşmayan soyut beyanları dışında dosyada somut maddi deliller bulunmadığına, müvekkili sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğuna ve re’sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların olay tarihinde katılanın işletmekte olduğu restauranta müşteri olarak gittikleri, ardından tartışma çıkarmak suretiyle restaurantta bulunan abajurları, lambaları ve şişeleri kırarak mala zarar verme suçunu işledikleri, bu hususun dosya kapsamında yer … Olay Yeri … Tespit Tutanağı, tanıklar O.T., Ş.E., V.A. ve A.K.’nin alınan beyanları ile … olduğu, katılanın gerçekleşen olay sebebiyle 10.000,00 TL zararının olduğunu belirttiği, sanıkların aksi yöndeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek tanzim edilen tutanaklar ve tanık beyanlarından sanıkların atılı suçu işledikleri … görülmekle Yerel Mahkemece mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir.
Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı inkâr etmişlerdir. 14.07.2012 tarihli Olay Yeri … ve Tespit Tutanağı, olay yeri fotoğrafları, tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Katılanın, sanıkların, restaurantın kalabalık olduğu saatte alkollü şekilde geldiklerini, boş olan ancak rezerve ettirilmiş … masaya oturduklarını, sanıklardan birinin iki bayanın oturduğu yan masaya geçtiğini, bayanların rahatsız olması nedeniyle sanıkla konuşarak bayanların yanından kaldırdığını, diğer masanın da rezerve olduğunu söylediğini, daha sonra aralarında tartışma çıktığını, diğer müşterilerin rahatsız olmaması için sanıkları konuşmak için restaurantın üst kısmına çağırdığını, sanıkların oraya giderken bağırıp etrafa tekme attıklarını, abajurları, lambaları ve şişeleri kırdıklarını, sanıkların davranışlarının kasıtlı olduğunun anlaşıldığını beyan etmesi, katılan beyanlarının dosya kapsamında yer … tanık beyanları ile de desteklendiğinin ve taraflar arasında uzlaşmanın da sağlanamadığının anlaşılması karşısında; sanıkların mahkûmiyeti yönünde kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/428 Esas, 2021/11 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.