YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9160
KARAR NO : 2023/2319
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/396 E., 2022/643 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.07.2010 tarihli ve 2010/14450 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın mağdura ait ikametten telefon, para ve araç anahtarını aldıktan sonra bu anahtarı kullanarak otoparktaki aracı çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b.1, 116/4, 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2010/525 Esas, 2013/691 Karar sayılı kararı ile sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. …. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2010/525 Esas, 2013/691 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 11.01.2018 tarihli ve 2016/14104 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ile aynı Kanun’un 53. maddesinin hatalı uygulanması nedenlerine dayanılarak hükmün bozulmasına ve bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2018/72 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 143/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak sanığın kazanılmış hakkı bulunduğundan cezanın 2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine ve sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2018/72 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2022/765 Esas, 2022/671 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyulduğu hâlde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi ve sanığın kazanılmış hakka konu cezasının 2 yıl hapis cezası ile 2.000,00 TL adlî para cezası olduğunun gözetilmemesi nedenlerine dayanılarak hükmün bozulmasına ve bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/396 Esas, 2022/643 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak sanığın kazanılmış hakkı bulunduğundan cezanın 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adlâ para cezası üzerinden infaz edilmesine ve sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.12.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; hakkında beraat kararı yerine mahkûmiyet kararı verildiğini; sanık müdafii temyiz dilekçesinde; sanığın savunma hakkının kısıtlandığını, eksik araştırma sonucu verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğini, dosya kapsamında suçun gece vakti işlendiğine dair delil bulunmadığını, kazanılmış hak kurumunun hatalı uygulandığını bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 06.09.2006 günü devriye görevi ifa eden kolluk görevlilerince 34 …. plakalı aracın durdurulduğu, sanığın kullanımında olan aracın, plaka ve şase numarasının uyumsuz oluşu nedeniyle yapılan araştırma sonucunda mağdura ait olup 22.02.2006 günü çalınmış olan 34 …. plakalı araç olduğunun tespit edildiği, araç üzerinde takılı vaziyetteki plakanın da sahte olarak oluşturulduğunun belirlendiği, sanığın aşamalarda suça konu aracı sanayi sitesinde kaporta ve boya dükkanı bulunan … adlı şahıstan piyasa değeri olan 20.000,00 YTL bedel ile noter satışı ile satın aldığını savunduğu, mahkemece adı geçen şahsa ulaşılamaması ve satış senedinin dosyaya sunulamaması dikkate alınarak sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. 22.02.2006 tarihli olay yeri inceleme raporu, 06.09.2006 tarihli yakalama ve el koyma tutanağı, … 5. Noterliğinin yazı cevapları, resmî belgede sahtecilik suçunda yürütülen yargılamaya ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2010 tarihli ve 2007/94 Esas, 2010/252 Karar sayılı dosyasının soruşturma evraklarının suretleri, mağdur beyanı ile sanığın savunmaları dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
Sanığın suça konu aracı satın aldığını beyan ettiği … adlı şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini verememesi, verilen süreye rağmen sözünü ettiği satış senedini dosyaya sunamaması, dosya içindeki raporların içerikleri ile … 5. Noterliğinin yazı cevabı ve tüm dosya içeriğine göre sanığın eyleminin sübut bulduğu; mağdurun beyanına göre suçun olay günü 23.45 ile 03.36 arasında işlendiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin 17.51, doğuş saatinin 06.47 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e maddesine göre gece vakti sayılan zaman diliminin saat 18.51’de başlayıp saat 05.47’de sona erdiği dikkate alındığında sanık hakkında aynı Kanun’un 143. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve yargılama sırasında sanığın savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış; aynı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Suç tarihi olan 22.02.2006 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı olan 5 yıl hapis cezasının temel ceza olarak belirlenmesi,
2. Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmiş olmasından dolayı, aynı Kanun’un 143/1. maddesi gereğince artırım yapılırken, anılan maddenin suç tarihinde yürürlükte bulunan hâline göre cezanın en fazla 1/3’üne kadar artırılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3. Kabule göre de; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarihli bozma ilâmı öncesinde kurulan hükümde sanığın cezasının 2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verildiği, bu hükmün de yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143/1. maddeleri gereğince verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanın’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/396 Esas, 2022/643 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.