Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2006/12909 E. 2006/11008 K. 19.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12909
KARAR NO : 2006/11008
KARAR TARİHİ : 19.07.2006

MAHKEMESİ :İzmir 3.Aile Mahkemesi
TARİHİ :22.6.2005
NUMARASI :128-663
DAVACI-DAVALI :Erdal Demirelli
MADDİ HATANIN

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mahkemece, tarafların açtığı dava sonucu her iki davada kabul edilip boşanmaya karar verilmiştir. Hükmün davalının (kadının) temyizi üzerine, dairemizin 13.3.2006 gün ve 2005/19008-2006/3331 sayılı kararının (1) numaralı bendinde, açıkça kocanın boşanma davası reddedilmek üzere bozulmasına karar verilmiş ise de, kararın sonuç bölümünde maddi hata sonucu (Onanmasına) denilmiş, bu yanılgı karar düzeltme aşamasında da gözden kaçmıştır.
a-Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 459. maddesi uyarınca; Dairemizin 13.3.2006 günlü kararının sonuç bölümündeki (temyiz edilen hükmün 1 .bentte açıklanan sebeple ONANMASINA) şeklindeki sözlerin metinden çıkartılmasına yerine (temyiz edilen hükmün 1. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA) ibaresinin yazılmasına,
b-Karar düzeltme talebinde bulunan kadın aleyhine 22.6.2006 günlü kararda hükmedilen 140 YTL. para cezasının da kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Dairemizin 13.3.2006 günlü kararının ilk cümlesindeki Onama sözcüğünün metinden çıkartılmasına, yerine Bozma ibaresinin yazılmasına, 22.6.2006 günlü kararımzda verilen 140 YTL. cezanın da kalıdrılmasına, oyçokluğuyla karar verildi.19.07.2006 (Çrş.)

KARŞI OY
Tarafların ayrı ayrı açılıp birleştirilen boşanma davalarında yapılan yargılama sonucu her iki boşanma davası da kabul edilip boşanmaya karar verilmiştir.
Hüküm, davalı-davacı kadın tarafından kocanın davasının reddedilmesi ve tazminat istemlerinin kabulü yönünden, davacı-davalı koca tarafından ise kusur ve nafaka yönünden bozulmak üzere temyiz edilmiştir.
Tarafların temyizi üzerine Dairemin 13.03.2006 günlü kararının “gerekçe bölümünde” davalı-davacı kadının boşanma davası yönünden hükmün tenkit edilerek onanmasına karar verilip davacı-davalı kocanın boşanma davasının ise reddi gerekeceği düşüncesi ile karar bu yönüyle usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Dairemin 13.03.2006 günlü kararının gerekçe bölümünde hükmün davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddi gerekeceği düşüncesi ile bozulması düşünüldüğüne göre “ Hükmün davacı-davalı kocanın boşanma davası yönünden bozulmasına, bozma sebebine göre davalı-davacı kadının boşanma davası yönünden davacı-davalı kocanın temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına” şeklinde karar vermek gerekirken kararın bütünüyle “onanmasına” karar verilmiştir.
Dairemin 13.03.2006 günlü bu kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunan davalı-davacı kadın, davacı-davalı kocanın davasının “bozulmasına” karar vermek gerekirken “onanmasına” karar verilmesinin maddi bir hata olduğu gerekçesiyle kararın “bu yönden” düzeltilmesini istemiştir.
Bu aşamada davacı-davalı kocanın karar düzeltme isteminde bulunmadığı görülmekle davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında verilen “boşanma kararı” kesinleşmiş olmakla taraflar artık “boşanmış” duruma gelmişlerdir.
Dairem davalı-davacı kadının karar düzeltme istemini 22.6.2006 günlü kararı ile “Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine” gerekçesiyle reddetmiştir.
Taraflar boşanmış ve koca tarafından açılan boşanma davasının reddi kararı da davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında verilen “boşanma kararı” gibi böylece “kesinleşmiş” durumdadır.
Kesinleşen bu statüden dolayı da tarafların Daireme herhangi bir başvurusu da bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla taraflar oluşan statünün sonuçlarına boşanma hükmünün kesinleşmesi sebebiyle katlanmış durumdadırlar.
Yerel mahkemenin tarafların boşanmalarına dair kararı karar düzeltme yolunun tükenmesiyle şekli anlamda da kesinleşmiştir. (KURU, HUMK, C:V, s.4851)
Karar düzeltme yolu, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sırasında yapmış olduğu “hatalardan” dönmesini sağlayan ve temyiz yolunun devamı niteliğinde kendine özgü bir kanun yoludur. (KURU, HUMK, C:V, s.4852)
Dairem temyiz incelemesi sırasında “bir hata yapmadığı” düşüncesiyle karar düzeltme istemini “reddetmekle” yasa yolları tükenmiştir.
Davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında verilen boşanma kararı kesinleşmiş olmakla taraflar boşanmış duruma geldiklerinden yasa yolu da tükenmiş olmakla “onama” kararının kaldırılarak “bozma” kararı verilemeyeceği düşüncesindeyim.
Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.