YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/940
KARAR NO : 2006/6483
KARAR TARİHİ : 01.05.2006
MAHKEMESİ :Samsun l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :26.10.2005
NUMARASI :832 – 820
DAVA TÜRÜ :Boşanma
TEMYİZ EDEN :Taraflar
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2-* Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak *koca yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
S O N U Ç : Temyiz olunan hükmün 2. bentte yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA; bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin l. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine
işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
oyçokluğuyla karar verildi. 01.05.2006 pzt.
12.20 YTL. İlam H.
11.20 YTL. Peşin H.
1.00 YTL. Kalan H.
Davacı koca tarafından TMK m. 163 hükmüne dayanılarak açılan boşanma davasında tarafların boşanmalarına ve davacı kocanın maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) isteminin reddine karar verildiği ve boşanmaya sebep olan olaylarda kadının “tam kusurlu olduğu” konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?;
Değerli çoğunluk tarafından bir “zarar oluştuğu” kanıtlanamamışken “ … koca yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir” görüşü sergilenmiştir.
Bilindiği üzere kadının “tam kusurlu oluşu” maddi tazminat ödemeye “zorunlu” olduğunun da bir göstergesi/ölçüsü değildir. Bu sebeple kadının kusuruna yönelik düşüncelerin karşı oyumuzu “etkileyen” bir tarafı doğrusu yoktur/olamaz.
Değerli çoğunluğun düşüncesine maddî tazminatın maddî koşullarından olan “zarar” koşulunun. (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, § 4. I, B, 4, a, aa, ccc) gerçekleştiği dava dosyası içerisinde kanıtlanmadığından koca yararına maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) verilemeyeceği gerekçesi ile katılmıyorum.
Maddî tazminatın “maddî koşullarını”;
– Maddî tazminat isteyenin kusursuz veya daha az kusurlu olması,
– Maddî tazminat istenenin kusurlu olması,
– zarar,
– nedensellik bağı,
– hukuka aykırılık olarak sıralayabiliriz. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, : I. Cilt (TMK. m. 1-351), Ankara 2004 , Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 943-944)
TMK. m. 174 f. I hükmüne göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanma davasında koşulları varsa “hem kadın hem de koca yararına” maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) verilebileceği kuşkusuzdur.
Bu çerçevede/kapsamda dava dosyası incelenecek olursa;
A) Öncelikle belirtmeliyim ki “mevcut menfaatlerin” boşanma yüzünden zedelenmesi dava dosyasında kanıtlanmış değildir.
Bilindiği üzere TMK. m.185-186 hükümleri evliliğin genel hükümleri arasında yer alır. (GENÇCAN-TMK, s.1068-1082, Ömer Uğur GENÇCAN, “4721 Sayılı Türk Medenî Kanununa Göre Evliliğin Genel Hükümleri”, Yargıtay Dergisi, Cilt:29, Ocak-Nisan 2003, Sayı:1-2, Sayfa:43-49.)
TMK. m.185-186 hükümlerine ilişkin “yoksunluğun” dava dosyasında kanıtlanması, “mevcut menfaatleri” boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir kuralının uygulanmasına elbette gerekçe oluşturabilir.
Ancak açılan “her boşanma davasında “davanın kabul edilmesi de istekte bulunan tarafa (kadın ya da koca) “otomatik olarak” maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) verilmesini de gerektirmez.
Başka bir anlatımla boşanma davasında maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) verilebilmesi için maddi tazminat isteyen eşin mutlaka “maddi bir zararı” (Bilge ÖZTAN, Aile Hukuku, Ankara-2004, s. 482) mevcut olmalı ve bu maddi zarar dava dosyasında “kanıtlanmış” olmalıdır.
Dava dosyasına göre maddi tazminat isteyen koca ise;
– Emekli olup 2004 yılında 400 YTL maaş alır,
– Kendisine ait evde oturur,
– Üzerinde kayıtlı üç evi vardır.
Dava dosyasına göre maddi tazminat istenilen kadın;
– Ev hanımı,
– Herhangi bir geliri bulunmayan,
– Üstelik “kızının yardımı ile geçinen” bir kişidir.
Görüldüğü üzere maddi tazminat istenilen kadın maddi anlamda “katkısı istenilecek” bir kişi olmayıp aksine başkalarının yardımına muhtaç bir kişidir. Kadının “varlığı” ile “yokluğu” karşılaştırıldığında maddi tazminat isteyen kocanın sanılanın aksine değil zararı, boşanma sebebiyle elde ettiği bir menfaat (= Kadının sofradan eksilmesi vb. gibi) söz konusudur ( BGE 114 II 118ff).
Kocanın boşanma sonucunda kendi hayat standardını kendi kazancı ile sağlayabileceği de (ÖZTAN, s. 484) dosyada ki delillerle belli/açık olduğundan kendisi için maddi tazminat istemine gerek de yoktur.
B) “Beklenen menfaatler” yönünden ise kocanın statüsü sadece bir beklentiden (Hoffnung) ibaret olup “somutlaşmış” bir menfaat bulunmamaktadır.( Lüchinger/Geiser, Art. 151, n.2, s. 768, Öztan, s. 485)
Gerek A gerekse B bendinde açıkladığımız gerekçelerle maddi tazminat (TMK. m. 174 f. I) isteyen kocanın bu isteminin “reddedilmesi” konusunda yerel mahkeme hakimi ile aramızda “görüş birliği” olduğu için değerli çoğunluğun “farklı düşüncesine” katılmıyorum.