Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2009/1064 E. 2009/13006 K. 01.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1064
KARAR NO : 2009/13006
KARAR TARİHİ : 01.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna ve 60.00 TL. temyiz başvurma harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, oyçokluğuyla karar verildi. 01.07.2009 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Birlikte evlat edinmede birden fazla mahkeme yetkili olduğundan (TMK.m.315/1) kesin yetkiden söz edilemeyeceğinden değerli çoğunluğun farklı görüşüne katılma olanağım yoktur.
KARŞI OY
Türk Medeni Kanununun 315/1. maddesi; gerek küçüklerin gerekse erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesinde, “evlat edinme kararının; evlat edinenin oturma yeri, birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verileceğini” hükme bağlamıştır.
Sorun, bu yetki kuralının kamu düzeniyle ilgili resen gözetilebilecek kesin yetki kuralı olup olmadığındadır.
Mahkeme, açılan davanın mahiyeti gereği yetkinin kamu düzenine ilişkin ve resen gözetilmesi gerektiğinden hareket ederek yetkisizlik kararı vermiştir.
Yetkili olmayan bir mahkemede aleyhine dava ikame olunan kimse esasa girilmeden evvel, bu konuda bir itirazda bulunmazsa o mahkemenin yetkisini kabul etmiş olur. Bunun tek istisnası, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan ve kanunen hakimin res’en hareket etmesini gerektiren işlerdir. (HUMK. md. 23) Evlat edinme davaları “münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerden” değildir. Hakimin bu davalarda res’en hareket etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Mahkemenin evlat edinme kararı vermeden önce, yasanın 316. maddesi gereğince “kapsamlı bir araştırma yapmakla yükümlü “ olması, bu davaları “iki tarafın arzusuna tabi olmaktan” çıkarmaz. Kanun koyucu, evlat edinme kararı için, evlat edinenin oturma yeri, birlikte evlat edinmelerde eşlerden birinin oturma yeri mahkemesini yetkili kılmakla; kişilerin, en yakın, en kolay ve en ucuz şekilde erişebilecekleri mahkemenin fiilen oturdukları yer mahkemesi olduğu düşüncesinden hareket etmiş, evlat edinme başvurusunda bulunanlara bu suretle erişebilecekleri mahkeme bakımından kolaylık sağlamıştır. Amaç bu olunca, 315/1. maddedeki yetki kuralının, kamu düzenine ilişkin ve “kesin yetki” olduğu söylenemez ve hakim yetkili olup olmadığını resen gözetemez. İşin esasının incelenmesi gerekir. Açıklanan sebeple değerli çoğunluğun onama düşüncesine katılmıyorum.