YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18492
KARAR NO : 2010/21887
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 27.12.2010 (Pzt.)
KARŞI OY YAZIS
Türk Medeni Kanununun 370. ve 371.maddesinde düzenlenen ergin altsoyun denkleştirme alacağı, ev başkanının yönetme yetkisine tabi olarak aile halinde birarada yaşamış olmaktan kaynaklanır. …, böyle bir yönetme yetkisine tabi olarak ailesiyle birlikte yaşadığını, emeğini veya gelirini bu sebeple aileye özgülediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmakta ise, kuşkusuz davaya aile mahkemesinde bakılacaktır. Somut olayda böyle bir durum sözkonusu değildir. Davacı böyle bir ev düzeni nedeniyle emeğini ve gelirini aileye özgülediğini ileri sürmemiştir. İkisi de vefat etmiş olan anne ve babasına, rahatsız olmaları nedeniyle yıllarca bakmak zorunda kaldığını, bu yüzden mesleğini yapamadığını ve evlenmediğini ileri sürerek buna karşılık davalı kardeşlerinden uygun miktarda tazminat istemektedir. Bu durumda tazminat isteği Türk medeni Kanununun 641/2.maddesi çerçevesinde incelenebilir. Davacı, mirasın açılmasından sonra terekedeki ortaklığın giderilmesi davası üzerine böyle bir istekte bulunduğuna ve tazminatı terekeden talep ettiğine göre, istek miras hukukuyla ilgili olup, inceleme görevi aile mahkemesine değil, müddeabihin değerine göre genel mahkemelere aittir. Öyleyse görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan sebeple değerli çoğunluğun “aile mahkemesini görevli” kabul eden görüşüne katılamıyorum.