YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/802
KARAR NO : 2009/2654
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMES :Kula Asliye Hukuk (Aile) MahkemesI
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm el atmanın önlenmesi ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı …’un Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince iyiniyetli olmadığının anlaşılmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın tarafından açılan elatmanın önlenmesi davasında . dava değeri gösterilmemiş olup harç maktu alınmıştır. Davalı … tarafından da gösterilmeyen dava değeri yönünden bir itiraz da bulunulmamıştır.
Mahkemece keşif yapılıp belirlenen değer üzerinden hükümle birlikte nisbi harç tamamlanmış olması davacı lehine keşifle belirlenen değer üzerinden nisbi vekalet ücreti takdiri gerektirmeyeceği, dava dilekçesinde dava değeri gösterilmediğinden, davalı-davacı kadın lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri doğru değilse de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir. (HUMK. mad. 438/7)
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenlerle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7 nolu bendindeki “5.600,00 YTL nisbi” rakam ve kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “450,00 YTL maktu” rakam ve kelimelerinin yazılmasına hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer bölümlerin 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.02.2009 (Prş.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Eşlerden biri diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakkını sınırlayamaz. (TMK. m. 194/1.)