Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2009/9717 E. 2010/14047 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9717
KARAR NO : 2010/14047
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜR Ü :Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 13.07.2010 gününde duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Av. … ve karşı taraf temyiz eden davalı … … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle bir kısım davacı tanık beyanlarında geçen olaylardan sonra evlilik birliğinin devam ettiğinin anlaşılmasına, taraflardan ve üçüncü kişilerden duyulan olayların boşanma hükmüne esas alınmasının mümkün bulunmamasına ve toplanan delillerden, davacı kocanın da bir kusurunun kanıtlanamadığının anlaşılmasına, davadan önce ve dava sırasında taraflar ve ortak çocuğun Amerika Birleşik Devletleri’nde bulundukları ve yurtdışından bu süre içerisinde nafaka aldıklarının anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 750.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20’şer TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.13.07.2010 (Salı)

(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece “Amerika Birleşik Devletlerinde davalı lehine nafakaya hükmedildiğinden, bu davada yeniden nafakaya hükmedilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Boşanma davası açılmış olması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince, hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine ilişkin önlemleri almakla yükümlüdür. Davalı lehine yabancı mahkemede nafakaya hükmedilmiş olması,
bu karar tenfiz edilmedikçe Türkiye’de hukuki sonuç doğurmaz. Davalının nafaka yükümlülüğüne ilişkin yabancı ilamın tenfizini isteme olanağına sahip olması da, Türk Medeni Kanununun 169. madddesi uyarınca önlem alınmamasını gerektirmez. O nedenle davalı eş ve yanında bulunan çocuklar için uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekir. Bu sebeple davalının nafakaya ilişkin temyiz itirazının kabulü gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun bu hususa ilişkin onama düşüncesine iştirak etmiyorum.