YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13299
KARAR NO : 2010/15315
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Konya 1.Aile Mahkemesi
TARİHİ :14.5.2010
NUMARASI :Esas no:2010/300 Karar no:2010/487
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmemiş, davalının vekalet ücreti yönünden temyizi üzerine hüküm; Yargıtay’ca “davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden” bahisle bu yönden bozulmuştur. Yetkisizliğe ilişkin karar temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Bu durumda işin esasıyla ilgili karar verme görevi yetkili mahkemeye aittir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 27.09.2010 (pzt.)
KARŞI OY
Dava bitmemiş, hakim davadan elini çekmemiştir. Yargılama, bozulan taleple ilgili olarak devam etmektedir. İlk kararın “yetkisizliğe” ilişkin kısmının temyizin şumülü dışında bırakılmış olması, diğer bir ifade ile bozma kararının kapsamı dışında kalması o yön açıkça “onanmış” olmadıkça, o karar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturur (4.2.1959 tarihli 13/5 sayılı Tev. İçt. Kararı.) ise de yetkisizlik kararının şekli anlamda kesinliğini meydana getirmez. Dava bozulan taleple ilgili olarak devam ettiğine göre, davacı bu aşamada davasından feragat edebilir. Davadan feragat de, kesin hükmün hukuki sonuçlarını kendiliğinden hasıl eder. (HUMK. m.95/1) Bunun sonucu olarak feragat edilen dava derdestlik vasfını kaybeder. İlk kararın yetkisizliğe ilişkin bölümünün usulü kazanılmış hak oluşturması dışında şekli anlamda kesinleştiği kabul edildiği takdirde, yetkili mahkemede çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 193/3. maddesinde öngürülen on günlük hakdüşürü sürenin de bu tarihten başlatılması gerekir ki, bu süre geçirildiği takdirde yetkili mahkemeye gönderildikten sonra da, esasında feragat edilmiş olan dava açılmamış hale gelecektir. (HUMK. m.193/son) Bu ise feragatin “kesin hüküm” sonucunu etkisiz kılar. O nedenle feragatle ortada derdest dava kalmadığına göre verilen karar doğrudur. Açıklanan sebeplerle değerli çoğunluğun “ilk kararın yetkisizliğe ilişkin bölümünün temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiğini ve işin esası hakkında karar verme yetkisinin yetkili mahkemeye ait olduğunu” kabul eden bozma düşüncesine katılmıyorum.