YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16033
KARAR NO : 2012/933
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Yargılamanın Yenilenmesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 23.01.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Yargılamanın iadesi, tarafları arasında muhkem kaziye teşkil eden kesinleşmiş veya kesin olarak verilmiş olan hükümler için söz konusudur. Maddi anlamda kesin hüküm niteliği olmayan ve maddi hukuk etkisi bulunmayan kararlara karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilemez.
Yargılamanın yenilenmesi isteğine konu olan karar, Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2006/250-344 sayılı “miras ortaklığına temsilci atanmasına” ilişkindir. Miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği yoktur. Çünkü bu kararların, sonradan meydana gelen değişiklikler nedeniyle her zaman değiştirilmesi istenebilir veya temsilcinin vazifesine son verilebilir yahut da temsilci muayyen bir iş için atanmış ise; bu işin bitirilmesi halinde kaldırılabilir ya da atamayı yapan mercii temsil yetkisini, tahdit veya muayyen muamelelere hasredebilir. Miras ortaklığı temsilcisi, mirasçılardan oluşan topluluk adına ve hesabına üçüncü kişilere karşı ortaklığı temsil eder ve ortaklığı ait malların alelade idaresi çerçevesinde muamele yapmakla yetkili ve mirasçılara karşı sorumludur. Böyle olunca temsilci atanmasına ilişkin kararın maddi hukuk anlamında kesin hüküm vasfından söz edilemez. O nedenle yargılamanın yenilenmesi isteğinin dinlenebilirliği yoktur. İsteğin bu sebeple reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.