YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18534
KARAR NO : 2011/19758
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm 14.07.2009 tarihli asıl karar ve 16.08.2010 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Hüküm, davalı vekili tarafından 9.8.2010 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiş, mahkemece; 16.8.2010 tarihinde verilen ek kararla “temyizin, kanuni süre geçtikten sonra yapıldığından” bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu karar 23.8.2010 tarihinde temyiz eden davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalı vekili 24.8.2010 tarihinde verdiği dilekçe ile ek kararı temyiz etmiştir.
Temyizin, kanuni süre geçtikten sonra yapılmış olması nedeniyle yerel mahkemece reddine karar verilebilmesi için, temyiz edilen kararın temyiz eden tarafa kanuna uygun olarak tebliğ edilmiş olması zorunludur. Tebliğ usule aykırı ise, muhatabın tebliğe muttali olduğu tarih muteberdir. Bu halde, muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. (Teb. K. m.32)
Asıl kararın davalıya tebliğine ilişkin mazbatada, Tebligatın, Yasanın 21. ve Tüzüğün 28. maddelerine göre “adreste tebliğe caiz kimse bulunmadığından, alıcının işe gittiğinin komşusu tarafından beyan edilmesi üzerine” ilgili mahalle muhtarına 25.8.2009 tarihinde tebliğ edildiği yazılıdır. Tebliğ mazbatasında, tebliğ memurunun adı ve soyadı bulunmamaktadır. Tebliğat Kanununun 23. maddesine göre, “tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir” Tebliğ mazbatasınının, “tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını ihtiva etmesi lazımdır..” (Teb. K.’nun 4829 s. Kanunla değişik m.23/8) Tebliğ mazbatasında tebliğ memurunun adı soyadı bulunmamaktadır. Bu itibarla, kararın davalıya tebliği usulsüzdür. Davalı vekili, müvekkilinin yerel mahkemeye başvurarak dosyanın fotokopisini almış olduğu 26.7.2010 tarihinde tebliğe muttali olduğunu bildirdiğine göre, 9.8.2009 tarihinde yapılan temyiz talebi süresindedir. O halde, temyiz dilekçesinin “süre aşımı” nedeniyle reddine dair olan 16.8.2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delilllerin takdirinde bir yanlışlık görülmememsine göre, davalının yerinde bulunmayana temyiz isteğinin reddiyle ususl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple “temyiz dilekçesinin süre aşımı nedeniyle reddine” dair 16.8.2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,, peşin alınan harcın mahsubuna, 73.90 Tl. temyiz başvuru harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına , işbu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.11.2011 (Prş.)