YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/22747
KARAR NO : 2012/5585
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere sonucunda oybirliği, gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi. 13.03.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Dava, küçüğün evlat edinilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 320. maddesine dayanılarak çıkartılan “Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük” 15.3.2009 tarihinde yürürlüğe konulmuş, dava bu tarihten sonra 27.5.2009 tarihinde açılmıştır. Bakanlar Kurulu, Tüzükle küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütme yetkisini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna vermiştir (Tüzük m.3). Tüzüğün genel gerekçesinde “Tüzük hükümlerinin sadece korunmaya muhtaç küçüklerin evlat edinilmesiyle sınırlı olmadığı, korunmaya muhtaç olmayan küçüklerin evlat edinilmesinin de Tüzüğün kapsamında olduğu” belirtilmektedir. Tüzüğün yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanununun 320. maddesinde yer alan düzenleme emredici niteliktedir. İster, kurumda koruma altına alınmış (korunmaya muhtaç) olsun, isterse koruma altında bulunmasın veya bu nitelikte olmasın, küçüklerin evlat edinilmesinde aracı kuruma başvuru ihtiyari değil, zorunludur. Diğer bir ifade ile Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle, bir küçüğü evlat edinmek isteyenler, Bakanlar Kurulunca yetki verilen aracı kuruma başvuruda bulunmaksızın ve kurumun aracılık faaliyetlerini harekete geçirmeksizin doğrudan mahkemeye evlat edinme başvurusunda bulunamazlar. Aracı kuruma başvuru ve bu kurumun aracılık faaliyetini ikmal etmiş olması dava şarttır. Bu koşul yerine getirilmeden açılan davanın “dava şartı bulunmadığından” reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta dava reddedildiğine göre, verilen karar açıklanan sebeple sonucu itibarıyla doğrudur. Bu sebeple sayın çoğunluğun onama kararına sonuç itibarıyla katılmakla birlikte gerekçesine iştirak etmiyorum.