YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7343
KARAR NO : 2010/20507
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, oy çokluğuyla karar verildi. 07.12.2010 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 370. ve 371. maddesinde düzenlenen … denkleştirme alacağı, ev başkanının yönetme yetkisine tabi olarak birlikte yaşamış olmaktan kaynaklanır. …, böyle bir yönetme yetkisine tabi olarak ailesiyle birlikte yaşadığını, emeğini veya gelirini bu sebeple aileye özgülediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmakta ise, kuşkusuz davaya aile mahkemesinde bakılacaktır. Somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir. Davacı böyle bir ev düzenini ileri sürmemiştir. Annesinin ölümüne kadar kendisi yanında kaldığını ve yirmibeş yıl süreyle annesinin bakımını kendisinin yaptığını ileri sürerek uygun miktarda tazminatın tahsilini istemektedir. Bu durumda tazminat isteği Türk Medeni Kanununun 641. maddesi çerçevesinde incelenebilir. Davacı, mirasın açılmasından sonra böyle bir istekte bulunduğuna ve tazminatı terekeden talep ettiğine göre, miras hukukundan kaynaklanan isteği inceleme görevi aile mahkemesine değil, müddeabihin değerine göre genel mahkemelere aittir. Öyleyse işin esasının incelenmesi gerekirken , yazılı olduğu gibi görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun “onama” görüşüne katılmıyorum.