YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12022
KARAR NO : 2012/8732
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması … Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa, 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 3. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrası gereğince;1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmiştir.
Bir hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine kanun yararına bozulabilmesi için; o hükmün verildiği anda kesin olması veya Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunması gerekir (HUMK.md.427/6). Eğer kesin olarak verilen bir hüküm yoksa veya Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyorsa, kanun yararına bozma talep edilemez.
Mahkemece, tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu karar davalıya tebliğ edilmeden davacı koca, 29.11.2007 tarihinde ölmüştür. Bu halde evlilik boşanma ile değil, eşlerden kocanın ölümü ile sona ermiştir. Karar davalıya tebliğ edilmeden davacı öldüğüne göre, boşanma hükmü kesinleşmemiştir. Ortada kesinleşen bir hüküm bulunmadığına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteğinin reddine karar verilmelidir. Öte yandan yerel mahkemece karara verilen “kesinleşmeyle” ilgili şerh, bir hüküm niteliğinde olmadığına göre, buna karşı da kanun yararına bozma talep edilemez. Bu bakımdan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği yerinde görülmemiş, reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2012 (Pzt.)