Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2011/13385 E. 2012/9799 K. 16.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 02.12.2023 04:13


YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13385
KARAR NO : 2012/9799
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :Kadıköy 4. Aile MahkemesiTARİHİ :31.03.2011 NUMARASI :Esas no:2009/80 Karar no:2011/255Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Mahkemece, davalı kadının kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı kocanın ise eşini ailesiyle birlikte oturmaya zorladığı ve ona fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen bu kusurlu durumları dikkate alındığında davacı kocanın daha ağır, davalı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına daha ağır kusurlu olan davacı kocanın tutum ve davranışlarının neden olduğu, az kusurlu olan ve ayrı ev açması halinde evine döneceğini söyleyen kadının davaya karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmadığı ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleşmediği sabit olmakla davanın reddi gerekirken yetersiz gerekçelerle yazılı olduğu şekilde boşanma kararı verilmesi yanlış olmuştur.SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere sonucunda oybirliği, gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi.16.04.2012 (Pzt.) KARŞI OY YAZISI Mevcut olaylara göre, evlilik birliği, tamamen davacının kusurlu tutum ve davranışları sonucu temelinden sarsılmış olup, davalıya atfedilebilecek hiç bir kusur gerçekleşmemiştir. Tamamen kusurlu eşin ise boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır. Davanın bu sebeple reddine karar verilmelidir. Bu bakımdan, bozma kararına sonucu itibarıyla katılmakla birlikte, sayın çoğunluğun, "davalıyı az da olsa kusurlu" kabul eden ve davanın, davalının davaya karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmadığı için reddedilmesi gerektiğine ilişkin bozma gerekçesine katılmıyorum.