YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14033
KARAR NO : 2012/23270
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.10.2012 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.02.10.2012 (Salı)
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar arasında kişisel ilişki konusunda bir anlaşma gerçekleşmediği halde anlaşmalı boşanma kararı verilmiş olup hüküm davacı eş tarafından kararın “usul ve yasaya aykırı” olması sebebiyle temyiz edilmiştir.
Değerli çoğunluk tarafından temyiz, “kişisel ilişki ile sınırlandırıldığı için hükmün boşanma bölümü kesinleşmiş sayılacağından taraflar “dul” statüsüne geçmiş durumdadır.
Aşağıdaki sebeplerle değerli çoğunluğun farklı düşüncesine katılamıyorum;
a-Anlaşmalı boşanma davalarında fer’i hükümlerde oluşan çekişme hükmün bütününü sakatlar. Bir yandan çekişmeyi kabul edip bir yandan sanki “anlaşma varmış gibi” hükmün boşanma bölümünün kesinleştiğini kabul etmek çelişki oluşturur.
b- Kişisel ilişki konusunda taraflara öneri sunmadan, bu öneri kabul edilmez ise davaya Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi hükümlerine göre devam edilmesi gerekirken yerel mahkeme hakiminin “kendine göre” re’sen kişisel ilişki düzenlemesi yapmasına pozitif hukuk normları icazet vermemektedir.