Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2011/17140 E. 2012/14630 K. 31.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 02.12.2023 04:43
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17140
KARAR NO : 2012/14630
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Hatay Aile MahkemesiTARİHİ :09.06.2011 NUMARASI :Esas no:2007/1119 Karar no:2011/759Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından; kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, davacı yararına takdir edilen tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Federal Almanya Kelpen Sulh Hukuk Mahkemesince 24.02.2000 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş, yabancı mahkemece verilen bu karar, Adana (1.) Aile Mahkemesince tanınmış, tanıma kararı 2.3.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Tanıma, yabancı ilama kesin hüküm veya kesin delil vasfı kazandırır. (5718 s. K. m.58/1) Tanınmasına karar verilmiş olan yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi de, yabancı ilamın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. (5718/s.K.md.59) Yabancı mahkeme kararı 08.04.2000 tarihinde kesinleştiğine göre, az önce değinilen hüküm gereği taraflar bu tarihten itibaren “boşanmış” durumdadırlar. Kesin hüküm, o davanın tarafları ve külli halefleriyle birlikte mahkemeleri de bağlar. Kesin hüküm, kural olarak hüküm fıkrasına münhasır ve gerekçeye sirayet etmez ise de; hakimi hükme varmaya hukuken zorlayan ve hüküm fıkrası ile ayrılmaz bir bağlılık içinde bulunan gerekçe de kesin hüküm niteliğini alır. Tanınmasına karar verilen yabancı mahkeme kararının gerekçesinde; “tarafların her ikisinin de evliliğin bozulmasına sebebiyet verdikleri, kadının tazminat isteğinin, o tarihte mer'i olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 143. maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, bu talebinin yasal şartlar mevcut olmadığından dikkate alınmadığı” açıkça belirtilmiştir. Bu gerekçe tarafları ve eldeki davada boşanma sebebine dayanan tazminat talebini inceleyecek olan mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir. Yabancı mahkeme, “tarafların her ikisinin de evliliğin bozulmasına sebebiyet verdiklerini” kabul ettiğine göre, boşanmada davacı (kadın) da kusurludur. Kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 143. maddesi hükmüne göre de, boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmolunabilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusurunun bulunmaması şarttır. Boşanmada az da olsa kusurlu bulunan taraf yararına tazminata hükmolunaz. Öyleyse, davacının boşanma sebebine bağlı maddi ve manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, bu husus gözetilmeden davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2- Tedbir nafakasına, boşanma veya ayrılık davasının devamı süresince hükmedilebilir. (TMK. m.169) Olayda, boşanma kararı yabancı mahkemece verilmiş ve bu karar tanınmıştır. Tanıma kararının kesinleşmesiyle de, yabancı mahkeme kararının kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder hale gelmiş, diğer bir ifade ile taraflar yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten geçerli olmak üzere boşanmış sayılmışlardır. Diğer bir ifade ile, tanınma kararının kesinleşmesiyle, ortada varlığını devam ettiren bir boşanma davası kalmamıştır. Öyleyse, 08.04.2000 tarihinde boşanmış olan davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 169. maddesine göre tedbir nafakası takdir edilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31.05.2012 (Prş.)