YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21283
KARAR NO : 2012/16963
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde; eşinin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını ileri sürerek bununla ilgili . polis karakolunda ifade verdiğini ve aynı yer Devlet hastanesinden raporu bulunduğunu bildirdiğine göre; bu yerlerden gerekli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 20.06.2012 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı, dava dilekçesinde eşinin kendisini darp ettiğine dair . Polis Karakolunda ifadelerinin ve .Devlet Hastanesinde raporunun bulunduğunu bildirmiştir. Mahkemece 15.02.2011 tarihli duruşmada taraflara tanık listesi dahil olmak üzere dayandıkları tüm delillerini mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri, delil bildirmemeleri halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilerek 10 gün kesin süre verilmiştir. Davacı kesin süre içerisinde hiçbir delil bildirmediği gibi, bir sonraki 31 .05.2011 tarihli oturumda “iddialarını kanıtlayabilecek herhangi bir delilim ve tanığım olmadığı için ara kararını yerine getiremedim. Mevcut dosya kapsamı doğrultusunda talebim gibi karar verilsin.” şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece de davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacının dava dilekçesindeki beyanları iddia niteliğindedir. Bu iddialarını uygun delillerle ispat etmesi gerekir. Mahkemece de davacıya dava dilekçesindeki iddialarını ispat için delil bildirmek üzere süre verildiği halde, davacı delil bildirmemiş, dava dilekçesinde ileri sürdüğü karakol kayıtlarının ve doktor raporunun ilgili yerlerden celbine ilişkin bir talepte bulunmamış, duruşmada da delilinin bulunmadığını açıkça beyan etmiştir. Boşanma davalarında hakimin davanın ispatı için resen araştırma yapma ve delil toplama gibi bir görevi yoktur. Her davacı davasını ispat etmekle yükümlüdür. Bu sebeplerle usul ve yasaya uygun hükmün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
3-VB/MO/EG