Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/17829 E. 2012/27515 K. 19.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 12:31


YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17829
KARAR NO : 2012/27515
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Nazilli Aile Mahkemesi
TARİHİ :17.05.2011
NUMARASI :Esas no:2009/815 Karar no:2011/430 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu aile konutu olduğu ileri sürülen gayrimenkul 08.09.1980 tarihinde satın alınmıştır. Taraflar arasında görülen dava dosyaları içeriği ve davacı tanığı olarak dinlenen tarafların 1974 doğumlu müşterek çocukları G.ifadesine göre 1997 yılından itibaren bu taşınmazda aile olarak oturmadıkları, aksine davalı kocanın bu evde evlilik dışı olarak yaşadığı bir başka kadınla birlikte kaldığı, davacı kadının da Türkiye'ye geldiğinde Ayvalık/Sarımsaklı'da bulunan bir başka konutta kaldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren ve ilk defa aile konutu korumasunu getiren Türk Medeni Kanunun 194. maddesindeki koşullar oluşmadığı halde, davanın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.11.2012 (Pzt.)

KARŞI OY YAZISI Tarafların yurt dışından izinlerini geçirmek için Türkiye'ye geldiklerinde 2001 yılına kadar ailece bu konutla kaldıkları, bu tarihten sonra davalının evin anahtarını değiştirip eşini konuta almadığı, konutta başka bir kadınla yaşadığı, davacının bu fiili durum sebebiyle yurt dışından geldiğinde Sarımsaklı'da bulunan kızının yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, konutun "aile konutu" olduğu, her ikisinin ortak iradesiyle bu şekilde belirlendiği, üçüncü kişilerce de dışarıdan böyle bilindiği açıktır. Davacının 2001 yılından beri, davalının hukuka aykırı olarak yarattığı fiili durum nedeniyle birlik dışında yaşıyor olması konutun bu vasfını değiştirmez. Bu bakımdan yerel mahkemece ulaşılan sonuçta bir isabetsizlik bulunmadığı kanısındayım. Bu sebeplerle davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılmıyorum