Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/18399 E. 2012/23875 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18399
KARAR NO : 2012/23875
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 24.04.2012 gün ve 5908 – 10482 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 203.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 43.90 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi. 08.10.2012 (Salı)
Yargıtay uygulamasında eşlerin gittiği yeri açıklayamamaları cinsel şiddete yönelik bir davranış olduğundan cinsel güveni sarsıcı davranışlardan olup evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında (TMK. m. 166 f. I) boşanma konusu davranışlardandır.
Bu konuda Yargıtay’da yaptığımız uygulamaya bir örnek verebilirim:
“…Yapılan soruşturma, toplanan delillerle “davalı kadının gizlice ve izinsiz olarak Almanya’dan Türkiye’ye geldiği, bir haftalık süreyi nerede geçirdiğini izah edemediği, bu hususların kocanın güven duygusunu zedelediği ” anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/l)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.'” (Y2HD, 21.05.2007, 19237-8482)
2-FG/HA/AB