Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/19490 E. 2012/25728 K. 23.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19490
KARAR NO : 2012/25728
KARAR TARİHİ : 23.10.2012

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ :Evlat Edinmede Ana-Baba Rızasının Aranmaması

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 23.05.2012 gün ve 4216-13984 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, oyçokluğuyla karar verildi.23.10.2012 (Salı)
Küçük, 19.2.2007 tarihinde sokakta terk edilmiş halde bulunmuş, 1.8.2006 doğumlu “… ” ismiyle “bulunmuş çocuk” olarak nüfusa tescil edilmiş, … Çocuk Mahkemesinin 15.10.2008 tarihinde verdiği “koruma kararıyla” davacı kuruma bağlı Bahçelievler Çocuk Yuvasında koruma altına alınmıştır. Davacı kurum, küçüğün evlat edinme hizmetlerinden yararlandırılacağını belirterek Türk Medeni Kanununun 311. maddesinde yer alan “küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeme” sebebine dayanarak ana ve babanın, evlat edinmede rızalarının aranmamasına karar verilmesini istemiş; mahkemece; “küçüğün anne ve babası tarafından çocuğun kendilerine teslimi için … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı kuruma karşı 25.3.2009 tarihinde dava açıldığı, sözü edilen davada küçüğün anne ve babasının DNA testi ile belirlendiği ve davanın derdest olduğu” gerekçe gösterilerek istek reddedilmiş; davacı kurum vekilinin

temyizi üzerine hüküm, Yüksek Dairece mahkemenin gerekçesi değiştirilmek suretiyle sonucu bakımından doğru bulunup onanmıştır.
Daire, Türk Medeni Kanununun 312/1. maddesinde yer alan hükme dayanarak “evlat edinmede ana ve babanın rızasının aranmaması kararının çocuğun kuruma yerleştirilmeden önce alınması gerektiğini, çocuk kuruma yerleştirildikten sonra, artık rızanın aranmaması kararının ilerde açılabilecek evlat edinme davası içinde istenebileceğini, çocuk kuruma yerleştirildikten sonra rızanın aranmaması kararının evlat edinme kararından bağımsız olarak istenmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davanın dinlenebilme koşulları bulunmadığını, verilen red kararının bu itibarla sonucu bakımından doğru olduğunu” belirtmiştir. Bu görüşe aşağıdaki sebeplerle katılmak mümkün olmamıştır.
1-Kuruma, Bakanlar Kurulunca, 15.3.2009 tarihinde yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğü konulan Tüzükle evlat edinmede aracılık faaliyetlerini yürütme yetkisi verilmiştir. (Tüzük m. 3)
2-Türk Medeni Kanununun 312. maddesi, ” evlat edinmede aracılık yapan kuruma, ana ve babanın rızasının aranmaması kararı verilmesi için mahkemeye başvurma hakkı” tanımıştır. Kurumun mahkemeye başvurduğu tarihte, küçükle iligili, gelecekte evlat edinilmek amacıyla henüz bir yerleştirilme işlemi yapılmış değildir. Türk Medeni Kanununun 312. maddesinin (1.) fıkrasının son cümlesinde yer alan “küçüğün yerleştirilmesinden önce…” ifadesiyle kast edilen, korunma amacıyla davacı kurum çatısı altına alınmış olma değil, gelecekte evlat edinilmek amacıyla yerleştirilmesdir. Küçük, başvuru tarihinde, gelecekte evlat edinilmek (evlatlık olarak verilmek) amacıyla bir yerleştirilme işlemine tabi tutulmadığına göre, davacı kurum başvuru zamanını geçirmiş sayılmaz. Bu bakımdan işin esası incelenmek üzere hükmün bozulması gerekir. Açıklanan sebeple davacı kurumun karar düzeltme talebi haklı ve yerinde olup, kabulü ile Dairenin onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.