Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/20899 E. 2013/7538 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20899
KARAR NO : 2013/7538
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Bakırköy 8. Aile MahkemesiTARİHİ :20.6.2012NUMARASI :Esas no:2010/970 Karar no:2012/575Taraflar arasındaki “boşanma” ve “karşı boşanma” davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından; kadının boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan nafakalar ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.2-Terk (TMK.m.164) hukuki sebebine dayalı boşanma davası kabul edildiği taktirde, kusur tamamen haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmeyen davalıya ait olur. Mahkemece davacı-karşı davalı kocanın terk hukuksal nedenine dayalı boşanma davası kabul edildiğine göre; davacı-karşı davalı (koca)’ya bir kusur yüklenemez. Terk ihtarının çekilme tarihi ile davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan karşı boşanma davasının dava tarihine kadar geçen süre zarfında da, davacı-karşı davalı kocaya yüklenebilecek bir kusurlu davranışının varlığı iddia ve ispat edilememiştir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı olarak açılan davada boşanmaya karar verebilmek için, davalının az da olsa kusurunun varlığının kanıtlanması ve en azından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi, davacı-karşı davalı kocaya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. O halde, davalı-karşı davacı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı olan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.3-Yukarıda ikinci bentte açıklandığı gibi, davacı-karşı davalı kocanın terk sebebine dayanan boşanma davası kabul edildiğine göre, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla eşini terk eden ve ihtara rağmen haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmeyen davalı-karşı davacı (kadın) tam kusurludur. Tamamen veya daha ağır kusurlu eş yararına da yoksulluk nafakasına hükmedilemez (TMK. md.175). Gerçekleşen bu durum karşısında; davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temiyze konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.03.2013 (salı)