Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2012/25736 E. 2013/17765 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25736
KARAR NO : 2013/17765
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Mirasın Gerçek Reddi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen yetkisizliğe dair olan hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına oyçokluğuyla karar verildi. 24.06.2013 (Pzt)

KARŞI OY YAZISI
Dava, mirasın kayıtsız koşulsuz reddi isteğine ilişkin olup, 11.06.2012 tarihinde açılmıştır. Davadan önce yürürlüğe girmiş olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, mirasın reddi beyanının tespit ve tescili, çekişmesiz yargı işidir (md. 382/2-c.5). Aynı Kanunun 384’ncü maddesinde yer alan hükme göre de, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Türk Medeni Kanununda “mirası ret beyanının” mirasın açıldığı yer mahkemesine (TMK md. 576/1) yapılacağına ilişkin özel bir yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu Yasanın 609’ncu maddesinin (1.) fıkrasında “mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.” hükmü mevcut olup, bu beyanın hangi yer sulh mahkemesine yapılacağına ilişkin bir düzenlemeyi içermemektedir. Aynı maddenin (3.) fıkrasındaki düzenleme; mirasın reddi beyanının yapılacağı sulh mahkemesini değil, “süresi içinde yapılmış olan ret beyanının, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılacağını” öngörmektedir. Bu hükümden reddin tescil edileceği özel kütüğün, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesince tutulacağı sonucu çıkmakta ise, beyanın da aynı yer mahkemesine yapılacağı yönündeki bir kabule elverişli değildir. Bu bakımdan, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesini doğru bulmuyoruz. Bu sebeple sayın çoğunluğa katılmıyoruz.