Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/10450 E. 2013/23884 K. 23.10.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 02.12.2023 04:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10450
KARAR NO : 2013/23884
KARAR TARİHİ : 23.10.2013

MAHKEMESİ :Erzin Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :25.12.2012NUMARASI :Esas no:2011/204 Karar no:2012/313Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından, kadının davasının kabulü ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise; kocanın davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre; hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Hükmün tehimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (6100 s. HMK. m.294/2-3) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. (6100 s. HMK. m.294/4) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. MK. m.298/2)Hüküm sonucunun neleri ihtiva edeceği ise, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında gösterilmiştir. Buna göre, mahkeme " gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların , sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” "Ekli karar tefhim edildi", "gerekçeli kararın mahkeme kaleminden alınmasına" veya benzeri şekilde tutanağa geçirilen beyanlarla hüküm tefhim edilmiş sayılamaz. Mahkemece son oturum tutanağında "davanın kabulüne dair, taraflar ve taraf vekillerinin yüzüne karşı olmak üzere kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize dilekçe vermek veya zapta geçmek şartıyla zabıt katibine yapılacak beyan ile Yargıtay 'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi" denilmekle yetinilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297/2. maddesinde gösterildiği şekilde hüküm sonucunu belirtmeyen böyle bir beyanla hüküm tefhim edilmiş ve hukuki varlık kazanmış sayılamaz. Başka bir anlatımla hakim, yargılamayı sona erdirdiği oturumda hiçbir karar vermemiştir. Diğer taraftan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371/1-ç .maddesindeki hükmün sonucunu etkilemeyen usul yanlışlıklarının bozma sebebi yapılamayacağına ilişkin kural, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. ve 297/2. maddesine uygun şekilde tefhim edilen hükümlerle ilgilidir. Yukarıda açıklanan nedenler karşısında ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut olmadığından anılan 371/1-ç. maddesinin uygulanması da söz konusu bulunmamaktadır. Bu bakımdan yeniden yargılama yapılarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/2-3 ve 297/2. maddelerinde, l0.4.l992 günlü ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında gösterildiği şekilde hüküm verilmek üzere temyiz olunan kararın bozulmasına, bozma sebebine göre, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2013 (Çrş.)