Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/14655 E. 2013/28389 K. 02.12.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 02.12.2023 04:42


YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14655
KARAR NO : 2013/28389
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Silifke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :20.11.2012 NUMARASI :Esas no:2010/433 Karar no:2012/741Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız açılan "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Davacı (koca) tarafından, bundan önce (15.05.2009 tarihinde) boşanma davası açılmış, koca açtığı bu davadan 13.12.2009 tarihinde feragat etmiştir. Feragatten sonra tarafların barışıp biraraya geldikleri ve yaklaşık bir yıl süreyle birlikte yaşadıkları tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacı (koca) tanıklarının ifade ettikleri olaylar, feragatle sonuçlanan ilk davadan öncesine aittir. Davadan feragat, kesin hükmün hukuki sonuçlarını hasıl eder (HUMK.md.95/1) ve kesin hüküm etkisi dava sebebi yapılan maddi hadiselerin sonradan açılan davada boşanma sebebi olarak kabul edilmesine mani olur. Bu bakımdan feragatten önceki olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez. Feragatten sonraki tarafların biraraya gelerek birlikte yaşadıkları dönemde de, davalı-davacı (kadın)'dan kaynaklanan ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizliği kabule elverişli ciddi bir sebep ve delil ortaya konulamamıştır. Bu durumda boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. 2-Davalı (kadın) tarafından, boşanma davasından önce 31.05.2010 tarihinde Türk Medeni Kanununun 197'nci maddesine dayanılarak bağımsız olarak aynı yerde açılan nafaka davası, boşanma davasıyla birleştirilerek görülmüştür. Tarafların davacı-davalı (koca)'dan kaynaklanan sebeplerle ayrı yaşadıkları ve kocanın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerçekleştiğine göre, kadın ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklıdır. Bu durumda davalı-davacı (kadın)'ın kendisiyle ilgili nafaka talebinin de kabulü ile yararına uygun miktarda nafaka tayin ve takdiri gerekirken, davalı-davacı (kadın)'ın kendisi için tedbir nafakası talebinin reddedilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, l. bentteki bozma sebebine göre kadının tazminat ve yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02.12.2013 (Pzt.)