Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/9793 E. 2013/23211 K. 08.10.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 02.12.2023 04:49
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9793
KARAR NO : 2013/23211
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :19.02.2013 NUMARASI :Esas no: 2012/260 Karar no:2013/143Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı kadının tamamen kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; tarafların tartışmaları üzerine davalı-davacının yakınlarının ortak konuta geldiği, burada yapılan görüşmeler sonucunda davalı-davacının ortak konutta eşi ile birlikte kaldığı ve ortak yaşamın devam ettiği, yaklaşık üç hafta sonra davacı-davalı kocanın “ömür boyu hayat geçiremem" diyerek eşinin evden gitmesini istemesi üzerine davalı-davacı kadının dolmuşa bindirilerek babaevine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bir kısım tanık beyanlarında geçen bu hadiselerden sonra evlilik birliği yukarıda açıklandığı üzere devam etmiş olup, davalı-davacı kadının kusur olarak kabul edilen davranışlarının davacı-davalı koca tarafından affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen olaylar boşanma kararına esas alınamaz. Tarafların barışmasından sonra davalı-davacı kadının dava açtığı 4.7.2012 tarihine kadar geçen sürede de davalı-davacıya yüklenebilecek bir kusurun varlığı ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında; davacı-davalının boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2- Yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere davalı-davacı kadının eşinin isteği ile ortak konuttan gönderildiği, böylece kocasından ayrı yaşamada haklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumda; kadının Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı birleşen bağımsız tedbir nafakası davasının kabulüyle, davacı kadın ile müşterek çocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, talebinin reddi de doğru olmamıştır.SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08.10.2013 (Salı)