YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14653
KARAR NO : 2015/6108
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ : Selçuk Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2013
ESAS-KARAR NO : 2007/193-2013/355
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 31.03.2015 günü temyiz eden davalı E.. Ö.. geldi. Karşı taraf davacı E.. H.. ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davasının konusuz hale gelmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar Almanya’da anlaşmalı olarak Türk Kanunu Medenisinin 134/3. maddesi uyarınca boşanmışlar ve boşanmaya ilişkin karar 20.12.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Yabancı mahkeme kararı Türkiye’de 12.11.2009 tarihinde kesinleşen kararla tanınmıştır. Davacı kadın tarafından 21.05.2007 tarihinde açılan boşanma davasında manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talep edilmiştir. Manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebinin evlilik birliği devam ederken gerçekleşen olaylara dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Boşanma kararı tarafların anlaşmalarına dayandığına göre, davacının boşanmadan sonra, boşanma sebebiyle artık manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talep etmesi mümkün değildir. Taraflar arasında anlaşmalı olarak boşanmaya karar verilmiş olması durumunda, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettiklerinin kabulü gerekir. Bu itibarla anlaşmalı boşanmadan sonra artık boşanma sebebiyle manevi tazminat ve yoksulluk nafakası istenemeyeceği nazara alınmadan, davacı yararına manevi tazminata (TMK m. 174/2) ve yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların müşterek çocuğu M. R. 02.02.1995 doğumlu olup karar tarihinde ergin durumdadır. Mert Ramazan için dava tarihinden ergin olduğu 02.02.2013 tarihine kadar geçerli olacak şekilde nafaka takdiri gerekirken, ergin olduğu tarihten sonraki dönemi de kapsayacak şekilde iştirak nafakasına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.03.2015 (Salı)