Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/21248 E. 2015/5769 K. 26.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21248
KARAR NO : 2015/5769
KARAR TARİHİ : 26.03.2015

MAHKEMESİ : Kayseri 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 09/07/2014
ESAS-KARAR NO : 2014/158-2014/263

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın eş tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.26.03.2015(Prş.)

KARŞI OY YAZISI

Davacı, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davası açmış, davalı, tarafların bir araya geldiklerinden bahisle davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece, “her ne kadar davalı tanıkları, tarafların, ret ile sonuçlanan davadan sonra, 1,5-2 ay bir arada yaşadıklarını beyan etmiş iseler de; dosyada mevcut nafaka dosyalarının incelenmesi, davalının söz konusu nafakayı 3,5 yıldır aldığına ilişkin beyanı ve davacının maaş dökümlerinin incelenmesinde, her ay davacının maaşından nafaka kesintisi yapıldığının anlaşılması karşısında, tarafların ret ile sonuçlanan davadan sonra bir araya gelmedikleri sabit olduğundan” bahisle tarafların boşanmasına karar verilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davasıdır.
Hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiş, sayın çoğunluk tarafından mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı tanıkları G. T. ve F. N. “tarafları tanıdıklarını, komşuları olduklarını, 1,5-2 yıl kadar önce tarafları birleştirdiklerini, 1-2 ay kadar birlikte yaşadıklarını, daha sonra oturdukları ev satılınca, birinin oğlunun yanına, diğerinin de kızının yanına gittiğini” ifade etmişlerdir.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK md. 166/son).
Tanık beyanlarına göre ortak hayat yeniden kurulmuştur, dolayısıyla evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılması mümkün değildir.
Mahkemece, davalının nafaka almış olması, bir araya gelmediklerine karine olarak kabul edilmiştir. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK.m.255). Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde tarafların retle sonuçlanan davadan sonra bir araya geldiklerine ve ortak hayatın yeniden kurulduğuna ilişkin ve olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken, salt davalının nafaka almaya devam ettiği gerekçe gösterilerek, tanık beyanlarının yok sayılması ve bunun sonucu olarak da tarafların boşanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama düşüncesine katılamıyorum.