YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/122
KARAR NO : 2015/15758
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.09.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı … vekili Av. … ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı … … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleştiği 12.11.2014 tarihine kadar geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı-davalı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının hüküm tarihinde kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı-davacı erkeğin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemeye gelince;
Mahkemece davacı-davalı kadının belirlenen kusurlu davranışları yanında davalı-davacı erkeğin de ” eşi ve çocukları arasındaki olayları dengeleyemediği, başka bir kadınla el ele görülerek sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, ayrılık dönemlerinde eşini arayıp sormadığı” gerekçesiyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit oranda kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dava dilekçesinde, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri bulunur (HMK m. 119/l-e). Her ne kadar davalı-davacı erkeğin de sadakatsiz olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, ön inceleme aşaması tamamlanıncaya kadar usulüne uygun şekilde, davacı-davalı kadın tarafından sadakatsizlik vakıasına dayanılmadığından ve tahkikatın ön inceleme sonuç tutanağı esas alınarak yürütülmesi emredici hüküm olduğundan (HMK. md. 140/3) usulüne uygun şekilde dayanılmayan ve çekişmeli vakıa olarak belirlenmeyen (HMK.md.187/1) bu vakıanın boşanma sebebi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte davacı-davalı kadının, davalı-davacı erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyle iken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin Tuğba’dan alınıp Ümit’e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.09.2015 (Pzt.)