Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/13068 E. 2016/3601 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13068
KARAR NO : 2016/3601
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı karşı davalı kadın tarafından karşı davanın kabulü, reddedilen tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, 04.02.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraflara delillerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davalı karşı davacı erkek kesin süre içinde tanıklarını bildirmemiştir. 08.04.2014 havale tarihli dilekçe ile tanık listesi sunmuştur. Verilen kesin süre içinde tanık ve delil ibraz etmeyen tarafın delil sunmaktan vazgeçtiğinin kabulü gerekir. Hal böyleyken, tanıkların dinlenmesi doğru olmadığı gibi, davalı karşı davacı erkeğin davasının reddi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Ancak, davacı karşı davalı kadın tarafından kendi boşanma davası temyize getirilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, davalı karşı davacı erkeğin de davası konusuz kalmıştır. Karşı dava hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” ve davadaki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece belirlenen vakılara göre, davalı karşı davacı erkek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı oluşturacak niteliktedir. O halde, kusurun ağırlığı tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek davacı karşı davalı kadın lehine uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken (TMK. M. 174/1-2), bu taleplerin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.02.2016 (Prş.)