Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/20180 E. 2015/20613 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20180
KARAR NO : 2015/20613
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

….

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 28.05.2015 gün ve 8903 – 11001 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteği yersizdir.
2- Davacı tarafından açılan yabancı boşanma ilamının tanınmasına ilişkin davada davalı tarafından yetki itirazında (HMK.m.19) bulunulmuş ve süresi içinde yapılan yetki itirazı uyarınca …. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nce yetkisizlik kararı verilmiştir. ….. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nin 14.10.2014 tarihli yetkisizlik kararında, yargılama giderleri ve sair hususlar hakkında yetkili mahkemece değerlendirme yapılmasına karar verilmiştir. Davalı tarafın itirazı üzerine mahkemece yetkisizlik kararı verilip, yargılamaya yetkili mahkemede devam edilmiş ve davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri kanununun 331/2. maddesi “görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder” hükmünü taşımaktadır. Bu durumda; davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlı Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yetkisizlik kararına bağlı olarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece davanın kabulü nedeniyle davacı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu sebeple bozulması gerekirken, onanmış olmakla, davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, mahalli mahkeme kararının açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince davalının karar düzeltme talebinin yukarıda gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 28.05.2015 tarihli ve 2015/8903-11001 sayılı onama kararının vekalet ücretine münhasır olarak KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalının diğer yönlere ilişkin karar düzeltme talebinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, tashihi karar harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 09.11.2015 (Pzt.)

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddenin başlığı “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddenin 2. fıkrası ” görevsizlik yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder” hükmünü getirmiştir.
Dosya kendisine gönderilen mahkeme, yargılama giderlerine Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesi gereğince hükmeder. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin birinci fıkrası kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasını amirdir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddenin birinci fıkrasının gerekçesi “birinci
fıkra hukuki koruma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün dava masrafıyla sorumlu olacaktır” şeklinde kaleme alınmıştır.
Sırf yetki itirazının kabul edilmiş olması sebebiyle, ayrıca vekalet ücretine hükmolunacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Vekalet ücreti, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/1.maddesi hükmü gereğince, haksız dava açma veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet verme ilkesine göre belirlenir.
Yetkisizlik kararı, davayı esastan sonuçlandıran bir karar değildir. Yetkisizlik kararı ile başka bir mahkemeye gönderilen davada Hukuk Muhakemeleri Kanunu 326/1. madde ve gerekçesi gözönüne alındığında yetkisizlik kararı yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmolunamayacağı düşüncesindeyim.
Bu nedenle karar düzeltme talebinin reddi gerektiği görüşündeyim.
Farklı düşünüyorum.

KARŞI OY YAZISI

Davanın ilk açıldığı mahkeme davalının itirazı üzerine yetkisizlik kararı vermiş ve dosya davacının başvurusu üzerine yetkili mahkemeye gönderilmiş ve yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek kendisini bir vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hüküm davalı tarafından, diğer temyiz sebepleri yanında yetkisizlik kararı sebebiyle lehine vekalet ücreti verilmediği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlanması için yaptıklara masraflara genel olarak yargılama giderleri denir. Yargılama giderleri, kural olarak mahkemece davada haksız çıkan ve bu sebeple aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir. Mahkemenin, davayı kaybeden tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi için mutlaka karşı tarafça bir talepte bulunması gerekmez. Bu konuda mahkemece kendiliğinden karar verilir.
Öte yandan yargılama giderlerinden sorumluluk ancak davanın sonunda gündeme gelir. Mahkeme, kural olarak esasa ilişkin nihai karar ile birlikte yargılama giderleri hakkında da karar verir.

“Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder” (HMK md.331/2).
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi hükmü gözetildiğinde, davanın açıldığı ilk mahkemece verilen yetkisizlik kararı usule ilişkin bir karar olup davayı sona erdirmediğinden ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilerek davanın kabulüne karar verildiğine göre kendisini bir vekille temsil ettiren davalı yararına yetkisizlik kararı sebebiyle yargılama giderleri kapsamında vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu sebeple davalının karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.