YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20227
KARAR NO : 2016/13496
KARAR TARİHİ : 04.10.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tazminatların miktarı ve kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayeti anneye verilen 21.01.2014 doğumlu küçük … ile davalı baba arasında kurulan kişisel ilişkinin 4 yaşın bitimine kadar ve 4 ile 7 yaş sonraki dönemler için ayrı ayrı olmak üzere, kademeli bir kişisel ilişki düzenlemesi yapılmıştır. Değişen koşullara göre, çocukların yaşları ve eğitim durumları gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesi ileriki yıllarda her zaman istenebilir. Kişisel ilişki kurulmasına yönelik hüküm kurulurken; gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemeyeceğinden, şimdiden müşterek çocuk ile baba arasında kademeli bir şekilde kişisel ilişki düzenlenmiş olması doğru değildir.
Yine mahkemece, müşterek çocuğun velayeti anneye bırakılmış, müşterek çocuk ile baba arasında “aynı yerde oturmaları hali” ve “ayrı şehirde oturmaları” hali için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir. Taraflar ayrı yerde oturdukları ve ulaşım kolaylığı dikkate alındığında, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse, “ayrı şehir, aynı şehir ayrımına” gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır. Kaldı ki, değişen koşullara göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi her zaman istenebilir. Mahkemece mevcut şartlara göre çocuğun yaşı da nazara alınarak, babalık duygusunu tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, daha uygun bir kişisel ilişki kurulması gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davacı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasından ev hanımı olduğu tutanağa bağlanmış ise de; bir kısım tanık beyanlarında kadının halen Kur’an kursu öğretmenliği yaptığı beyan edilmiştir. Mahkemece, davacı kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa gelirinin düzenli ve yeterli olup olmadığı araştırılarak yoksulluk nafakası istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.10.2016 (Salı)