YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20269
KARAR NO : 2015/19133
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Kişisel İlişki
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle, karar başlığında, davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı yerinde, davalı-karşı davacı kadının da davacı-karşı davalı yerinde gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğu ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunduğu, davalı-karşı davacı kadın yararına 17.11.2009 tarihinde hükmedilen tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşme tarihine kadar devam edeceği ve bu hususta yapılan tavzihin sonuç doğurmayacağının tabii bulunmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadının tavzih talebi üzerine, kesinleşen hükümde bulunmadığı halde, davalı-karşı davacı kadın yararına 500 TL. yoksulluk nafakası verilmesine tavzihen karar verilmiştir. Tavzihle, hükmün birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde bu aykırılığın giderilmesi, yeterince açık olmayan hükümlerin açıklanması ve icrasında tereddüt bulunan hüküm söz konusu ise bu tereddütün giderilmesi sağlanabilir. Tavzih yolu ile hüküm genişletilemez veya değiştirilemez (6100s. HMK.md.305/2). Bu husus gözetilmeden tavzih yolu ile davalı-karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 22.10.2015 (Perş.)
Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur; hükmün gerekçesinin açıklanması için tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişme (tenakuz) varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (Prof. Dr…, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. baskı 5. cilt sayfa:5275)
Eldeki davada, mahkeme kısa kararda, davalı-davacı yararına aylık 500 TL tedbir-yoksulluk nafakasına hükmetmiş, gerekçeli kararın gerekçe kısmında da, davalı-davacı yararına söz konusu nafakalara hükmettiğini açıkça belirtmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasına nafakayla ilgili bu hükmün yazılması unutulmuştur.
Bu durumda gerekçeli kararın, gerekçe bölümüyle, hüküm bölümü arasında açık çelişki (tenakuz) bulunmaktadır. Gerekçeli ilamın infazı sırasında tereddüt oluşacağı açıktır. Bu tereddütün tavzih yoluyla giderilmesi yasal zorunluluktur. Aksi düşünce davalı-davacı için ağır hak ihlali sonucunu doğuracaktır. Mahkemece verilen tavzih kararı doğru ve yerindedir. Temyiz edilen hüküm onanmalıdır.
Bu sebeplerle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.