Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/5788 E. 2015/20273 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5788
KARAR NO : 2015/20273
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, velayetler ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K.md.10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği md.16/1). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Başkaca adres araştırması yapılmaz (Teb. K. md.10/2. Yönetmelik md.16/2). Bu hükümlere göre, dava dilekçesi, davalının dava dilekçesinde gösterilen adresine tebliğ için gönderilmeli, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine çıkarılmalıdır. Bilinen son adreste tebligatın yapılamadığı veya bu adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan doğrudan muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligat yapılamaz. Davacı, dava dilekçesinde davalının adresini göstermiştir. Tebliğ isteyenin dilekçesinde gösterdiği bu adres, muhatabın bilinen en son adresi sayılır (Yönetmelik md.16/1). Ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesinin, bu adrese gönderilmeden, diğer bir ifade ile bu adresin tebliğe elverişli olup olmadığı anlaşılmadan aynı adreste, tebligat zarfında adresin “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu” belirtilmek suretiyle adresten taşındığı gerekçesi ile Tebligat Kanununun 21. maddesinin (2.) fıkrası uygulanarak evrakın muhtara teslim edilmesi suretiyle tebliğ edildiği görülmektedir. Bu haliyle ön inceleme duruşma gününün davalıya tebliği usulsüzdür. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan, açıklamada bulunma, bu çerçevede savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkını (MMK.md.27) ihlal etmiştir. Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.11.2015 (Çrş.)