YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8077
KARAR NO : 2015/23806
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ : Menderes 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2013/101-2014/217
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, kusur belirlemesi ve davalı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119/1-e maddesi uyarınca davacı dava dilekçesinde davanın dayanağı olan bütün vakıaları sıra numarası altında ve açık özetleriyle birlikte, davalı da aynı Kanunun 129/1-d maddesi gereğince savunmasının dayanağı olan bütün vakıaları sıra numarası altında ve açık özetleriyle birlikte cevap dilekçesinde göstermek zorundadırlar. Bunlar, dava ve cevap dilekçelerindeki talep sonucunun dayanağı olan ve bu talep sonucunu haklı göstermeye yarayan vakıalardır. Ön inceleme aşaması tamamlanıncaya kadar usulüne uygun biçimde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları da bu duruma göre kabul veya reddedilecektir. Kanunda öngörülmüş istisnalar dışında, hakim, iki tarafın birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK md.25/1). O halde, mahkemece ancak tarafların dilekçelerinde dayandıkları vakıalar hakkında inceleme ve değerlendirme yapılabilmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunumun 184. maddesinde “‘Boşanmada yargılama usulü” ayrıca düzenlenmiş; anılan maddenin ilk fıkrasında ‘”Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir” hükmüne yer verilerek, maddede sayılan istisnalar dışında, boşanma davalarının genel yargılama usulune tabi olduğu belirtilmiştir. Boşanmada genel yargılama usulünün uygulanmasına ayrık olan kurallar ve uygulanması gereken özel usuller, Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinde sınırlı olarak belirtilmiş olmasına karşın; bu sınırlamalar ve istisnalar içinde, tarafların dayanmadığı vakıaların değerlendirmede esas alınacağına dair özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
…./….
Cevap dilekçesinde davalı kadın, davacı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği vakıasına dayanmadığı, ikinci cevap dilekçesi de vermediği halde, mahkemece bu şekildeki tanık beyanı esas alınarak davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmamıştır.
2-Toplanan delillerden ret ile sonuçlanan ilk davayı açan ve boşanma sebebi yaratan davacı erkeğe göre, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davalı kadın daha fazla kusurludur. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları davalı kadın lehine gerçekleşmediği halde yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.12.2015(Prş.)