YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10398
KARAR NO : 2016/13228
KARAR TARİHİ : 28.09.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladıkları, davacı-davalı kadının eşinin ailesini ortak konuta kabul etmediği, davalı-davacı erkeğinde birlik görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle eşit kusurlu davranışlarıyla evlilik birliğinin temelden sarsıldığı kabul edilerek davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen eşine yönelik fiziksel şiddet vakıasına ilişkin dinlenen tanık beyanı, zaman belirtmeyen, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak soyut izahlardan ibaret olup, tarafların kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Mahkemece tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde dikkate alınan ve tarafların gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre, davalı-davacının boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı-davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekli olup, bu vakıalar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. Gerçekleşen bu durum karşısında, az kusurlu davacı-davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak tazminat taleplerinin reddi doğrıı görülmemiştir.
2- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m. 175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalının daha ağır kusurlu olmadığı, çalışarak sağladığı gelirin onu yoksulluğa düşmekten kurtaracak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, davacı-davalı kadının çalışarak gelir sağladığı ve yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.09.2016 (Çrş.)