YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10797
KARAR NO : 2018/1007
KARAR TARİHİ : 23.01.2018
…
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, nafakaların reddi, maddi tazminatın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise, tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadın tarafından mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenilen erkeğin borçları yüzünden eşyaların haczedilmesi ve evin satılması vakıasına kusur olarak dayanılmadığından bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğine, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı erkeğin çevresine borçlandığı, davalının borçları nedeniyle alacaklıların davacıyı ve davalıyı tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Bu kusurlu davranışlar davacı eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları gerçekleşmiştir. O halde davacı kadın yararına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, tazminata esas fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları göz önüne alınarak uygun bir miktarda manevi tazminat taktir edilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.01.2018 (Salı)
…..