Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/14421 E. 2018/1000 K. 23.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14421
KARAR NO : 2018/1000
KARAR TARİHİ : 23.01.2018

….

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakasının miktarı ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.01.2018 günü temyiz eden davalı-davacı …….ekili Av. … ve karşı taraf davacı-davalı … vekili ….geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davacı- karşı davalı erkek, dava dilekçsinde somut bir vakıya dayanmayarak, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarını talep etmiş, davalı – karşı davacı tarafın karşı dava ve cevap dilekçesine sunduğu karşı davaya cevap ve cevaba cevap dilekçesinde vakıalarını açıkça belirtmiş, ancak bu dilekçesini de süresinden sonra mahkemeye sunmuş, mahkemece de; davacı-karşı davalı erkeğin annesi, babası ve kız kardeşinin davalı-karşı davacıya yönelik menfi tutum ve davranışlarına yönelik davalı-karşı davacıyı korumadığı, destek olmadığı, inisiyatif kullanmadığı; davalı-karşı davacı kadının ise doğurganlığının bulunmadığını bildiği halde evlenmelerinden önceden başlayarak durumun anlaşılmasına kadar doğurganlığı yönünden sağlık durumu ile ilgili olarak davacı-karşı davacı erkeğe yalan söylediği, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları gerkçesiyle, her iki boşanma davasının da kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/1). İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK m. 187/1), Usulüne uygun biçimde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları da bu duruma göre kabul veya reddedilecektir. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakim, iki taraftan bîrinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK m. 25).

Davacı – karşı davalı erkeğin, dava dilekçesinde somut bir vakıa ileri sürmediği, karşı davaya cevap ve cevaba cevap dilekçesini de yasal süresinde sunmadığı dikkate alındığında, usulüne uygun olarak bir vakıaya dayandığından bahsedilemez. Öyleyse dava dilekçesinde dayanılmayan ve dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında süresinde sunulmayan dilekçeyle dayanılan bir vakıanın, davalı – karşı davacı kadına kusur olarak isnadı doğru olmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, açıklanan sebeple boşanmaya neden olan olaylarda, davalı – karşı davacı kadına kusur isnadının doğru olmadığı, davacı- karşı davalı erkeğin de mahkemece erkeğe yüklenen ve erkek tarafından temyize konu edilmeyerek de kesinleşen kusurlu davranışlara göre de tam kusurlu olduğu da anlaşılmaktadır. Şu hale göre mahkemece davacı- karşı davalı erkeğin davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, kadının kabul edilen boşanma davası temyizin şümulü dışında bırakılmak suretiyle boşanma hükmü kesinleştiğinden, erkeğin boşanma talebinin konusuz hale geldiği de görülmektedir. Bu durumda erkeğin boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m. 331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir
3- Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere; boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen kadının diğer eşten daha ziyade kusurlu olmadığı ya da tarafların eşit kusurlu olmadıkları gibi, davacı- davalı erkeğin tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak davalı- karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) verilmesi gerekirken, mahkemece tarafların eşit kusurlu bulunması ve hatalı kusur belirlemesine bağlı olarakta, davalı karşı davacı kadının maddi tazminat talebinin reddi doğru olmamıştır.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m. 175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı – karşı davacının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı karşı davacı yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.630,00 TL. vekalet ücretinin … alınıp ….. verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.01.2018 (Salı)

….