YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/174
KARAR NO : 2016/3430
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre; hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur (6100 s. HMK m. 294/2-3). Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir (6100 s. HMK m. 294/4). Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. MK m. 298/2).
Hüküm sonucunun neleri ihtiva edeceği ise, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında gösterilmiştir. Buna göre, mahkemece “gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, “ekli karar tefhim edildi”, “gerekçeli kararın mahkeme kaleminden alınmasına” veya benzeri şekilde tutanağa geçirilen beyanlarla hüküm tefhim edilmiş sayılamaz.
Davacı erkek tarafından 16.12.2009 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı boşanma davası açılmıştır. Kadın tarafından 03.04.2013 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı açılan birleşen boşanma davasına karşı, erkek tarafından 29.04.2013 tarihinde yine Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı karşı boşanma davası açılmış, dosyaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda mahkemece “tarafların boşanmaya yönelik taleplerinin kabulü ile tarafların boşanmalarına”, taraflar lehine birer vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu durumda, mahkemenin, yargılamayı sona erdirdiği oturumda hangi davayı kabul ettiği anlaşılamamıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesinde gösterildiği şekilde hüküm sonucunu belirtmeyen böyle bir beyanla hüküm tefhim edilmiş ve hukuki varlık kazanmış sayılamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371/1-ç maddesindeki hükmün sonucunu etkilemeyen usul yanlışlıklarının bozma sebebi yapılamayacağına ilişkin kural, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. ve 297/2. maddesine uygun şekilde tefhim edilen hükümlerle ilgilidir. Yukarıda açıklanan nedenler karşısında, ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut olmadığından anılan maddesinin uygulanması da söz konusu bulunmamaktadır. Bu bakımdan, yeniden yargılama yapılarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/2-3 ve 297/2. maddelerinde, 10.04.1992 günlü ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında gösterildiği şekilde hüküm verilmek üzere temyiz olunan kararın bozulmasına, bozma sebebine göre, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.02.2016 (Çrş.)