YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17900
KARAR NO : 2016/13828
KARAR TARİHİ : 17.10.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Eşyası Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğe kusur olarak yüklenen kıskançlık vakıasına ilişkin tanık beyanları duyuma dayalı olup kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Mahkemece taraflara yüklenen diğer kusurlu davranışların yanında, davacı kadının güven sarsıcı davranışının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda, davacı kadının daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin (TMK m. 174/l-2) reddedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
2- Ziynet eşyası alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK m. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde kabul edilen ziynet eşyalarının ağırlıklarının hükümde gösterilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17.10.2016 (Pzt.)