Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/2255 E. 2016/13459 K. 04.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2255
KARAR NO : 2016/13459
KARAR TARİHİ : 04.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; velayet, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 04.10.2016 günü temyiz eden davalı … ile vekili gelmedi. Karşı taraf davacı … vekili Av. … geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin”, aynı maddenin (2.) fıkrasında da, “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden Önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” öngörüldüğünden, temyiz isteğinin süresinde olup olmadığı 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerine göre belirlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun, 7.7.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6494 sayılı Kanunla değişik 102’nci maddesi gereğince; adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. (HMK.m. 104)
Temyiz edilen karar temyiz eden tarafa 23.07.2015 günü tebliğ edilmiş. On beş günlük yasal temyiz süresi adli tatil içinde sona ermiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen adli tatil bitiminden itibaren bir haftalık süre geçtikten sonra 08.09.2015 tarihinde temyiz edilmiştir. Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir. Ne var ki aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 k. sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz İsteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz dilekçesinin yukarıda gösterlen sebeple REDDİNE, duruşma için takdir olunan 1.350,00 TL vekalet ücretinin davalı’dan alınıp davacı’ya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 04.10.2016 ( Salı)