Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/25723 E. 2018/12450 K. 05.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25723
KARAR NO : 2018/12450
KARAR TARİHİ : 05.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanma davası açmış, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmiş, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, tahkikat duruşmasında tarafların beyanlarıyla çekişmeli boşanma davası anlaşmalı boşanma davasına çevrilmiş, mahkemece de tarafların beyanı doğrultusunda tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesine göre anlaşmalı olarak boşanmalarına taraflar arasında müştereken imzalanan ve dosyaya sunulan 22/09/2016 havale tarihli anlaşmalı protokolünün aynen tasdik ve geçerliliğine karar verilmiş, müşterek çocuk Ateş için iştirak nafakasına hükmolunmuştur.
Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz” demekle; Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi uyarınca boşanma kararı verildiği hallerde hakimin re’sen hareket edemeyeceğini düzenlemiştir. Dosyaya sunulan 22.09.2016 havale tarihli anlaşma protokolünde ortak çocuk için iştirak nafakasına yönelik hüküm bulunmamaktadır. Mahkemece protokolde değişiklik yapılarak çocuk için davalı tarafından iştirak nafakası ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hakim tarafların ve çocuğun menfaatini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilirse de, yapılan değişiklik hakkında tarafların beyanları alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş iştirak nafakası konusunda taraflara bir öneride bulunmak, öneri kabul edildiği takdirde buna göre karar vermek, kabul edilmediği ve; taraflarca anlaşmaya varılarak mahkemenin de uygun bulacağı yeni bir düzenlemede yapılmadığı takdirde dava Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca çekişmeli boşanma olarak sürdürülüp sonucu uyarınca karar vermekten ibarettir. Yasal koşullar oluşmadan Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu sebeple bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.11.2018 (Pzt.)