Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/7390 E. 2017/12765 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7390
KARAR NO : 2017/12765
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı, yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve kadın lehine hükmolunan tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin evi terk ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, çalıştığı işyerine ilişkin doğru ve samimi beyanda bulunmadığı, davacı-karşı davalı kadının ise erkeğin gelirini küçümsediği ve aşırı kıskançlık gösterdiği, bu nedenle tarafların eşit kusurlu olduğu kanaatine varılmış ve kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkek kadının aşırı kıskanç olduğu iddiasını ispatlayamamıştır. Bu nedenle kadın için iddia edilen aşırı kıskanç olduğuna ilişkin vakıa kadına kusur olarak yüklenemez. Boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup davacı-karşı davalı kadının kusuru erkeğe göre daha azdır. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Mahkemece, tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilip bu nedenle kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığı kabul edilerek reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma sebebiyle yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için, nafaka talep eden eşin kusurunun daha ağır olmaması ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Davacı-karşı davalı kadının yoksulluğa düşeceği sübuta ermediğinden bahisle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacı-karşı davalı kadının çalışıp çalışmadığı yeniden araştırılıp çalışıyor ise sürekli ve düzenli çalışıp çalışmadığı, aldığı ücretin belirlenmesi ve onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı belirlenerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu hususta eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Selçuk’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran Zeynep’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.11.2017 (Çrş.)