Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/8587 E. 2017/14603 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8587
KARAR NO : 2017/14603
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, velayet, kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, taraflar dava veya cevap dilekçelerinde (HMK m.ll9/l-e-f ,HMK m. 129/1-e-f) iddiasının/savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça göstermek zorunda olduğu hükmü bulunmaktadır. Davacı kadın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve davacı kadının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK 20.04.2016 tarih 2014/2-695 E. ve 2016/522 K. sayılı kararı). Bu durumda mahkemece, davacı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen tanık beyanları esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davalı tarafa yüklenecek kusurlu bir davranış ıspatlanamadığı halde boşanma davasının reddi gerekirken kabulü isabetsiz olmuş, ancak boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışmda kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere delil olarak gösterilmeyen tanık beyanlarına dayanılarak davalıya kusur yüklenemez. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, mahkemece tanık beyanları esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenmesi ve bu kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin (TMK m. 174/1-2) kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde açıklanan sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.12.2017 (Prş.)