Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2017/7037 E. 2019/3600 K. 28.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7037
KARAR NO : 2019/3600
KARAR TARİHİ : 28.03.2019

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından; tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Dava; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 02.03.2017 tarihli bu hükme karşı davalı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince kadına yüklenen erkeğin tedavisi sırasında eşine hastanede zoraki baktığı, sonrasında ise ilgilenmediği vakıasının ispatlanamadığı, bu nedenle bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, buna karşılık eşi ve çocukları ile ilgili konuları üçüncü kişilere anlatıp dedikodu yaparak onları kötüleyen erkeğin de kusurunun bulunduğu, bu durumda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek davalı kadının istinaf başvurusunun gerekçedeki kusur belirlemesine yönelik hataya münhasır olarak kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının tamamen kaldırılarak istinaf istemi reddedilen kısımlar yönünden de yeniden esas hakkında eda hükmü kurulmuştur.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadına kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen erkeği sevmediği ve istemediği vakıası ile erkek tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen erkeğin kusurlu davranışı yanında ayrıca davacı erkeğin birlik görevlerini yapmamak üzere evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkek, davalı kadına nazaran daha ağır kusurludur. Bu husus gözetilmeden bölge adliye mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru değil ise de; boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, bu husus yeniden yargılama yapılmasın gerektirmediğinden, kararın kusura ilişkin gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. Bunun yanı sıra davalı kadının kusur belirlemesi dışındaki sair istinaf istemleri yerinde görülmediği halde, yerinde görülmeyen bu istinaf istemleri ile ilgili esastan ret kararıyla yetinilecek yerde bu kısımlar yönünden yeniden eda hükmü kurulması da doğru bulunmamıştır. Ne var ki bu husus da yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yönlerden de hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi hükmünün A-1 bendindeki “KABULÜNE” sözcüğünden sonra gelen cümle ile B bendinin ve B-1, B-2, B-3, B-4, B-5, B-6. ve B-7. bentlerinin tamamen hükümden çıkarılmasına, A-1 bendindeki “KABULÜNE” sözcüğünden sonra gelmek üzere hükme “boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin, davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun TESPİTİNE,” cümlesinin eklenmesine, hükme B bendi olarak “davalı kadının sair istinaf istemlerinin ESASTAN REDDİNE” cümlesinin eklenmesine, hükmün bu bölümlerinin düzeltilerek, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 28.03.2019 (Prş.)