YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1808
KARAR NO : 2019/3857
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından katılma yoluyla nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı kadın lehine 1.000 TL tedbir nafakasına, 600 TL yoksulluk nafakasına, yine davacı kadın lehine 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata, ortak çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine ve çocuk lehine 300 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 02.02.2017 tarihli bu karar davacı kadın tarafından; nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı kadının yoksulluk nafakasının, iştirak nafakasının ve maddi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu konuda yeniden eda hükmü oluşturulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, bölge adliye mahkemesince tarafların sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği halde reddedilen istinaf talepleri hakkında ret kararı ile yetinilecek yerde “Boşanma, velayet, kişisel ilişki, tedbir nafakaları ve manevi tazminat ile ilk derece mahkemesi aşamasında yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücreti” hakkında yeniden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 176.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oyçokluğuyla karar verildi.02.04.2019 (Salı)
(Davalı) KARŞI OY YAZISI
Hükmün, sayın çoğunluğun yukarıda 3.bentte belirttiği görüşün aksine usul ve yasaya uygun olması, istinaf edilen tüm yönlerden bölge adliye mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/l-b)-2-3 maddeleri gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle istinaf başvurusu reddedilen kısımlar için hüküm kurulmasına ilişkin 2. bentteki bozma kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
3-NG-HA-AB